Tesettürsüz olduğu için burs verenin parası helalmidir

Gelen Suâl

Selamun aleykum. Karışık bir ortamda tesettürsüz şekilde doktora öğrenciliği ve öğretmen asistanlığı yapan kişi bu sebeple bir kurumdan burs alıyorsa aldığı burs ve bulunduğu üniversitenin verdiği para helal olur mu? Karışık ortamda bir süre tesettürsüz bir süre de tesettürlü olarak çalışmış bir kişinin emekli olduktan sonra aldığı emekli maaşı helal olur mu? Bu kişilerin parasını kullanmak, ikramını, hediyesini almak caiz midir? Çok teşekkürler.

Cevap

Tesettürsüz olduğu için burs verenin parası helalmidir.

Ve Aleykümselâm. Eğer burs verecek olan kişiler veya kurumlar size yazılı veya sözlü veyahut ima yoluyla böyle bir şart belirtmişler ise bu durum dininizin terk edilmesinin istenmesi anlamına geliyor. Böyle bir durum oluştuğunda Hz. Peygamber efendimizin tavrı; Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler, ben yine bu dinden, bu tebliğden vazgeçmem. Ya Allâh, bu dini hâkim kılar, yahut ben bu uğurda canımı veririm.” olmuştur.

Bu noktada sualinize bianen verilen para dinin gerekliliklerini terk şartı ile veriliyorsa elbette haramdır verenede alanada.

Karışık ortamda çalışılması

Bilinenin hatırlatılması gerekirki malumunuz Din-i İslâm sadece zaruret hallerinde belirli ölçülerde müsamaha gösterir. Karışık ortamda çalıştığınız süre içerisinde, örtüsüz gezinerek Kur’ân-ı Kerim’e ve  Hz. Peygamber aleyhisselatu vesselam efendimiz’e muhalefet durumu doğal olarak oluşur. Bunun için Tövbeden öte yapılacak birşey yoktur. Tövbe kabül olunurmu bunu ancak Allâh azze ve celle bilir. Bu noktada samimiyet ile edilen tövbenin samimiyet ile devam ettirilmesi tövbenin kabulüne vesile olacaktır inşaAllâh çünkü Zümer Suresinde direkt olarak Allâhû teâla (celle celâlühu) günahkar kullarına seslenir tövbe hususunda.

Emekli olunduktan sonra alınan emekli maaşı

Emekli olunduktan sonra alınan emekli maaşı, kişinin yaşlanıp güçsüzleşeceği zamanlarda yaşamını ikame ettirebilmesi için azim ettiği ve bu alınacak paranın helalliğini yapılan işin mahiyetinin belirlediği bir alandır.

Eğerki bir kişi emekli oluncaya dek geçen çalışma süresi içerisinde yaptığı işle insanlığa zarar verici faaliyetler içinde bulunmuş ise veyahut insanları dil, din, ırk, fakirlik, zenginlik gibi bozgunculuk faaliyetleri içerisinde sınıflandırmak yönüyle tavır almış ise, çalışma süreni kul hakkına girerek tamamlamış demektir. Böyle bir durumda çalışırken  alınmışlar gibi alınacak emekli maaşlarıda helal vasfı kazanmamış olur.

Bu noktada emekli olan kişi Vicdan muhasebesi yaparak olumlu veya olumsuz kanaat getirebilir.

İkram ve Hediye Almak

Bu kişilerin parasını kullanmak, ikramını, hediyesini almak caiz midir? dendiğinde kastedilen kişiler, Din-i İslâm’ın kaidelerinin terk edilmesini isteyen kişilerse, bu talep sahipleri ya Münafıktır ya Fasıktır yada Kafirdir. Dinimiz de bu üçüne karşı ortak hareket noktası bunların Dost kabül edinilmeyeceğidir. Savaş ve yurdu terk harici ticaret gibi durumlarda Mümtehine, 60/8 ayet ile sabit bizlerle savaş etmedikleri bizleri yurdumuzdan çıkarmak istemedikleri sürece alış veriş yapılmasına müsade vardır. Bu noktada bu kişilerin parasının neye ne için kullanıldığı ve hediyelerinin neden ne için alındığı yönüyle bakmak gerekiyor. Bu noktada doğruya ulaşmak için akıl kadar vicdan terazisi önem arz ediyor.

Sualinize genel olarak bakıldığında, Birileri İslâma tavır alıp bu tavrı size yansıtıyorsa o işletmede çalışılması için zaruri hallerin olması gerekmekte. Örneğin açlık, sokakta kalma durumu ve tedavi olma gerekliliği gibi.

fetvahane.com

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Positive SSL