Fetvahane

Yanında mahremi olmayan kadın yolculuğa çıkabilirmi

Gelen Suâl

Hocam selamün aleykum. Ben tıp fakültesinde okuyan bir kardeşinizim. Elimden geldiğince İslam’a uygun olarak yaşamaya çalışıyorum. Dinim hakkında bilinçleneceğim ve bilgileneceğim her ortamdan faydalanmaya çalışıyorum. Bu ortamlardan bazıları da şehir dışındaki ilim meclisleri oluyor. Mesela bir vakıfta , kursta vs. bir kaç günlük kamplar, seminerler, dersler oluyor. İlim öğrenmek adına, ilim sahibi büyüklerimiz ile birlikte olup bu ortamlardan istifade etmek için tek başına şehir dışına çıkmamız uygun mudur? Mesleki anlamda da gelişebilmek için yine şehir dışında veya yurt dışında dil kursları, tıbbi kongreler, tıbbi beceriler ve gelişmeler ile alakalı kurslar olabiliyor. Mesleki anlamda gelişip güçlü Müslümanlar olmak ve ümmete hizmet etmek adına bu ortamlara tek başımıza veya bir grup kız arkadaşımızla gitmemiz caiz midir? Allah razı olsun, Allaha emanet olun.

Cevap

Aleyküm Selâm Kardeşim.

Değerli kardeşim diyorsunuzki dinim hakkında bilinçleneceğim ve bilgileneceğim her ortamdan faydalanmaya çalışıyorum. Burada bilinmesi lazım gelirki, fitnenin revaç yaptığı bir zamanda her ortam ilim öğrenme ortamı değildir. Günümüzde kuraniyyun olarak ortaya çıkan ılımlı islâm adı ile pazarlanan, vatikan’ı ve siyonistleri ve paganlar’ı aynı noktada buluşturan nice projeler Alem-i İslâm üzerine çağın fitnesi olarak musallat olmuş durumdadır. Alani olarak bilinen Fetö terör örgütü gibi Adnan Oktar yapılanması gibi Mealizm adı altında yapılan tahrip çalışmaları gibi bilinen ve henüz halk tarafından idrak edinilmemiş devletimiz tarafından henüz müdahale edilmemiş birçok din ve devlet aleyhine yapılanmalar bulunmaktadır.

Hâl böyle olunca ilim öğrenme yolunda iki şey’e dikkat etmek gerekir. Birincisi amentünün altı esasın dan taviz verilen ortamlar dininizi öğreneceğiniz ortamlar değildir. İkincisi 10 doğrunun konuşulduğu bir ortamda, dokuz doğru söylenir onuncusu doğru değil bilakis fitne ateşidir.

Örneğin günümüzde yakılan fitne ateşinin ismi Muhammedsiz islâm dır. Bu tip oluşumlar Hadisler üzerine çokca konuşurlar ve konuşurken net konuşmaz kaçak konuşurlar. Örneğin ben her hadise uydurma demiyorum şunlara diyorum ile söze başlar Hadisler gereksizdir vurgusu yapa yapa konuşmalarını sonlandırırlar.

Mesela Hz. Peygamber efendimiz aleyhisselatu vesselam çorbaya düşen sineğin diğer kanadının da çorbaya batırılmasını öğütler. Fakat Peygamberimizin bu tavsiyesi üzerine yapılan bilimsel araştırmaları dikkate almaz felsefe adı altında yüzeysel geçiştirmeler ile karalama yaparlar. Oysa günümüz antibiyotikleri dahi sineğin güçlü bağışıklık sistemin den elde edinilmeye çalışılırken ne bu durumu dikkate alırlar nede sineğin kendi vücüduna bulaşan mikrobu nasıl yok ettiğinden haberdardırlar. Bir felsefe hocasının Doktor adına karar vermesi düşünülebilir mi? Sinek gibi bir hayvanın taşıdığı mikrobu ve bu mikroptan kendini koruyuşu ve taşıdığı mikrobu yok etme kabiliyeti Tıbbın konusu iken bir ilahiyat hocasının veyahur felsefe hocasının konu hakkında ahkam kesmesi doğrumudur!! Elbette değildir.

Dininizi öğrenmek gayesi ile faydalanmak istediğiniz ortamlarda size ayet okuyan fakat okuduğu ayetin karşılığını Hz. Peygamberimizin (sallallahu aleyhi vesellem) 23 yıllık Kurân-ı Hâkim’i beyan hayatından örnek göstererek,  izahtan yoksun kimselerden uzak durunuz.

Şehir dışındaki ilim meclislerine gitmek;

Şehir dışında ilim meclisleri oluyor ve siz gitmek istiyorsunuz. Hz. Fâtıma annemiz demiştirki; ” Öldüğüm zaman beni gece gömünki namahrem beni görmesin.

Hz. Fâtıma

Şimdi kardeşim şöyle bir durum var. Elhamdülillah müslümanız Ahzâb ve Nûr surelerinden haberdarız.  Ecel ne zaman gelir son nefes nezaman verilir bilinmez. Canımız sağ iken geçerli olan ayet ile sabit AR ve ÖRTÜNME kaideleri biz toprağa verilene kadar devam etmekte. Evvela böyle bir duruma hazırlıklı olmak icab eder. Peki böyle bir durumda son nefesimizi bir kaza sebebiyeti ile verdiğimizde yanımızda mahremimiz yoksa bedenimize değecek el namahrem el değilmidir. İslam kıldan ince kılıçtan keskin değilmidir.! Ölüm gelince amel defteri kapanıyormu sanmaktayız. Evvela vaktini bilmediğimiz ölüme hazırlıklı olmalıyız nasıl ölüme hazırlıklı olmalıyız? Râbbimizin ona uyun o size ne verdi ise onu alın o sizi neyden sakındırdı ise sizde ondan sakınız dediği gül yüzlü Hz. Muhammed Mustafa aleyhisselatu vesselâm efendimizin bize öğrettiği gibi yolculuğa yanımızda mahremimiz olmadan çıkmayarak.

Tek sebeb bumudur? Hayır. Örneğin yol güvenliği yoktur.  Diyorlarki eskiden yol güvenliği yoktu ondan peygamberimiz kadınların yalnız başına yolculuk etmesini yasakladı. Böyle düşünen birine sormak gerekmezmi geçmişte yol güvenliği sorunu vardı günümüzde zihinlerin pislenmişliği ve kişilerin gevşekliği sorunu yokmu!? Demekki illet olan bir sebebe koyulan hüküm esasında asırlara yayılan bir hikmet imiş.

 

Diyelimki 10 bayan toplandı birlikte bir başka şehre yolculuğa çıkabilirler mi?

Ayet ve Hadisler üzerine ve dahi Peygamber efendimizin sünneti üzerine tefekkür ettiğimiz de kadınların tek veya birlikte mahremsiz yolculuğa çıkamama sebebi fitneye uğramaları ve fitneye sebeb olacak durumlara mahal vermeye müsait oldukların dan dolayı olduğudur çünkü kadın erkeğe cazip yaratılmıştır. Kadın kadındır fıtratı bellidir erkekte erkektir fıtratı bellidir. Yalnız bir kadın nasılki zinakarların gaspçıların katillerin bir anda ilgi odağı olabilirse kadın toplluluğunun da bundan kaçar bir yanı yoktur.

Siz gibi genç bayan kardeşlerimiz toplandılar birlikte seyehate çıktılar diyelim. Şimdi kardeşim siz kendiniz den emin olabilirsiniz fakat yanınızda bulunanlar dan emin olamazsınız. Olaki biri gülüşüyle bakışıyla hareketleri ile veyahut birbaşka sebeb ile dikkatleri grubunuzun üzerine çeken bir hâl’e mahal verdi örneğin istanbul gibi suç şebekelerinin cirit attığı bir memlekette. Allâh muhafaza gruptaki herhangi birinin başına olmadık işler gelebilir. Daha da olumlu düşünelim diyelimki on bayan gayet sade hiçbir yan etkiye mahal vermeyecek şekilde birlikte seyehatte. Yine değişen birşey olmayacak çünkü kadın erkeğe cazip yaratılmıştır.

İllet 1400 yıl önce de vardı bugün de var. 1400 yıl önce illete bianen hüküm kondu o hüküm 1400 yıl sonrasına bile hikmet oldu. Peygamber s.a.v efendimize sahabeler soruyor Yâ Râsûl senden sonra biz yolumuzu nasıl bulacağız? Efendimiz diyorki VERÂ dan uzak durarak. Nedir vera şüpheli işlerden kaçınmak. Şimdi kardeşim gaybı Allâhtan (celle celalühu) başka bilen yokken neyden emin olabiliriz de Râbbimizin uyardığı hükmünü Peygamber efendimize bıraktığı ve peygamber efendimizin ölçü koyduğu bir duruma muhalefet edercesine nasıl birşey olmaz diyebiliriz. Ecel vaktimizi mi bilmekteyiz yoksa gelecekten haberdarmıyız!.

Örtünmek neden farzdır? evvela dikkat çekici unsurları bertaraf etmek için. Peki Râbbin den başka güvenecek kimsesi olmayan insan neyine kime güvenebilir.

Ahzab Suresi 66

Zaruri Hâl

Diyorsunuzki; Mesleki anlamda da gelişebilmek için yine şehir dışında veya yurt dışında dil kursları, tıbbi kongreler, tıbbi beceriler ve gelişmeler ile alakalı kurslar olabiliyor.

Değerli kardeşim sonuç itibari ile bunlar mesleğin gereklilikleri fakat ulaşılabilen bilgiye internet ortamı üzerin den ulaşmak gibi seçenekleri değerlendirmeyi öncelik edinmeli. Yine internet üzerin den katılıp gerekli sertifika temin edinilebilecek kurslar mevcut ise bunların tercih edilmesin de faide bulunmakta. Lakin günümüzün zaruri şartları geriye pek seçenek bırakmamakta. Gidilmesi gereken katınılması gereken kurs gibi kongre gibi ortamların mesleğin gereğini teşkil ettiği durumlar da yok değil. Fakat bu noktada sormuş olduğunuz suallerin cevabını vicdanınızda takvanızda ihlasınızda bulabilirsiniz ÇÜNKÜ; Bildiğiniz ve idrak ettiğiniz bazı şeyler var. Mesela İslâm kadını nasıl olur bunu biliyorsunuz. Girilecek bir ortama girmeden önce ön araştırma yapıyorsunuz doğal olarak. İmkanlarınız veya sunulan imkanlar dahilin de işlerinizi planlıyorsunuz. Her yaptığınız işte her attığınız adımda islam kadını nasıl bir duruş sergiler biliyorsunuz. Dinimizde bir kadının kendisine nikah düşen bir erkek ile münasebet ölçüleri nedir bunları biliyorsunuz. Kendiniz ölçüp tartıp biçtiğinizde çıkan sonuç Ayet ve ayetlerin yaşama aksettirilmiş hali olan hz. peygamber efendimizin sözlerine ve sünnetine uygunmu değil mi buna bakmalısınız.

Son olarak Ümmet’e hizmet etmek için birşeyler yapmak istiyorsanız, icra ettiğiniz meslekte bir bayan olarak sakınanlar dan olma gayreti göstererek sizden sonrakilerin edep, hâyâ ekseninde yol almasını sağlayacak örnek kişi olmak gayesi ile yaşamınızı sürdürmenizi tavsiye ederiz kardeşim.

Allâh azze ve celle cümle ümmet-i Muhammed den razı olsun, Allâh azze ve celle yardımcınız olsun inşaAllâh.

 

“Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, îmân eden erkekler ve îmân eden kadınlar, tâate devam eden erkekler ve tâate devam eden kadınlar, sadâkatli erkekler ve sadâkatli kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevâzı erkekler ve mütevâzı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allâh’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” Ahzâb Suresi, 35

Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kadının beraberinde babası veya oğlu yahut kocası veya kardeşi yahut nikâhı haram olan biri olmaksızın üç gün veya daha fazla süren bir yolculuğa çıkması helâl değildir.”  buyurur. (Müslim, Hacc: 423)

Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut, kocalarının babalarından yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz! (Nûr Sûresi 31)

“Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir kadının, yanında kendisine nikâhı haram olan biri bulunmadıkça, bir gün ve bir gecelik yola gitmesi helâl değildir.” Müslim, Hacc: 421. Tirmizî, Radâ: 14.

“Dünya geçici bir faydadan ibarettir. Onun fayda sağlayan en hayırlı varlığı dindar kadındır.” (Müslim, Radâ` 64. Ayrıca bk. Nesâî, Nikâh 15; İbni Mâce, Nikâh 5)

“Yüzleri ateşte evrilip çevrildiği gün; ‘Keşke Allah’a itaat etseydik, peygambere de itaat etseydik.’ derler.” (Ahzab, 33/66)

Ey peygamber, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış elbiselerinden (cilbablarından) üzerlerini sıkıca örtsünler! Bu, onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah, çok bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.(Ahzab, 59)

 

 

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Positive SSL