Hz. Muhammed’in Güvenilen Biri Olması

Hz. Muhammed’in Güvenilen Biri Olması

Allah’ın elçisi, Hz. Muhammed Mustafa Sallallahü Aleyhi Ve Sellem, Resûl-i Kibriya, iki cihan güneşi, kainat serveri Efendimizin güvenilirliği ve itimadı en bilindik özelliklerindendir. Vereceğimiz örneklerde bunu daha net göreceğiz.

Allah(c.c)’a ortak koşan müşrikler dahi, Sallallahu Aleyhi Ve Sellem Efendimize son derece güven duyarlardı. Düşman oldukları halde bile Aleyhisselatu Vesslam’a en kıymetli eşyalarını emanet olarak bırakabilirlerdi. Efendimiz kendisine emanet edilen her ne olursa olsun en emin şekilde muhafaza ederdi. Hicretin başlamasına yakın, hicret yolculuğunun hemen evvelinde yaşadığı evin etrafını  müşrikler çevirmişti. Efendimizi öldürme planı içerisindelerdi. Bu haberi alan Cebrail (as) durumu Peygamber efendimize iletmişti.

Kainat güneşi Salllallahu Aleyhi Ve Sellem hicrete giderken kendisine emanet bırakılan kafirlerin emanetlerini yanında götürerek  onlara ders verebilme imkanı var iken dahi kendisine en yakışır şekilde Hz. Ali’yi yanına çağırarak emanetleri müşriklere sağ sağlim iletmesini tenbih etmişlerdi. Ve o şekilde hicrete çıkacaktı. Çünkü o kendine en çok güvenilen emin olunan kişiydi. Çünkü o Muhammed’ül Emin idi! (s.a.) Bu örnek bile Peygamberimizin ne kadar güvenilir bir şahsiyet olduğunun göstergesi değil midir?

Peygamber Efendimizin en belirgin özelliklerinden biri güvenilir olmasıydı. Gençlik yıllarından itibaren bu huyu ile nam salmış ve herkesin güvenini kazanmıştı. Çevre yerleşim yerlerinden dahi insanlar Efendimize gelir çözmekte zorlandıkları sorunlarını iletir ve aracılık ister, yardımını talep ederlerdi. Efendimizin verdiği kararlara son derece önem duyar, saygı gösterir ve itimat ederlerdi. Memnuniyetlerini dile getirir, kendisine inanırlardı. Herhangi bir kimseye yaşlı, genç, çocuk, zengin, fakir, dindar veya dinsiz olarak ayırt etmeden verdiği bir söz var ise muhakkak yerine getirmek için çaba gösterir ve verdiği sözü layıkıyla tutardı.

Bir kimsenin yüreğinde ihanet ile imanın yer edinemeyeceği gibi, güvensizlik ve ihlasın da barınamayacağından emin olarak ashabına daima bu konuda tenbihlerde bulunur inkar ve imanın aynı anda bir bünyede barınamayacağını bilir ve söylerdi. Hacer’ül Esved’in yerleştirilmesi olayında ortalığın karışması ve fikir ayrımlarının yaratacağı sorunların ne kadar büyük problemler yaratacağına emin olduğundan, Kureyş’in en yaşlılarından Ebû Ümeyye’ye şu teklifi sunmuştur; “Ey Kureyşliler! Anlaşamadığınız bu işte, Ben’i Şeybe Kapısı’nı eliyle işaret ederek, ilk girecek kişiyi aranızda hakem yapın o kişi bu işi bir neticeye bağlasın!” buyurmuştur. (İbn Hişam, Sîre, c, 1 s. 209)

Ebû Hümeyye bu teklifi ilettiğinde taraflar kabul etmiş ve gözlerini Ben’i Şeybe Kapısı’na yöneltmişlerdi. Peki bu kapıdan kim girecek ve bu kabilelerin, topluluğun huzursuz olduğu anlaşmazlıklarına nasıl bir çare olup, son verecekti? Nihayet kapıdan bir kişi girmişti.

Kapıdan giren kişi Muhammed’ül Emin’di. Onu hemen tanımışlar ve çok sevinmişlerdi. “El-Emin! O, Muhammed(s.a.v) Onun vereceği hükme razıyız!” (İbn Hişam, Sîre, c, 1 s.209) diyerek sevinç çığlıkları atmışlardı. Efendimiz herkesin güvenini kazanan en dürüst insandı! Ve şüphesiz en doğru kararı verecekti. Kureyşliler durumu Efendimize anlattılar ve; “Hemen bana bir örtü getiriniz!” Efendimiz (s.a.v) emrini verdi. (Belazûrî, Ensab, c.1, s. 99) Anında örtüyü getirdiler. Kainat güneşi, Kainatın Efendisi (s.a.v) örtüyü yere serdi. Peki Sallallahü Aleyhi Ve Sellem o örtüyle ne yapacaktı? Herkesin meraklı bakışları üzerine toplanmıştı. Efendimiz (s.a.v) Hacerü’l Esved’i bu örtünün üzerine koydu ve dedi ki; “Her kabilden bir kişi, bunun birer köşesinden tutsun!” Ve hiç itiraz edilmeden Hacer’ül Esved konulacağı yere kadar bu örtü ile taşındı.

Ve bizzat Peygamber Efendimiz bu taşı yerine koyarak bu şerefe nail oldu. Bu hadiseden sonra duvar örülmeye başlandı ve kısa sürede de tamamlandı. (İbn Hişam a,g,e c,1, s.209) Bu sayede Efendimiz (s.a.) çıkabilecek problemlerin de önüne geçerek herkesin rızasını bir kez daha kazanmış oldu. Verilen bu örnekler işaret etmektedir ki en Sâdık, en Emin kişi Muhammd’ül Emin’dir.

Allahümme Salli Âlâ Seyyidinâ Muhammedin Ve Âlâ Âli Seyyidinâ Muhammed

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Positive SSL