<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Fetvahane -Fetva Sor - Fetva</title>
	<atom:link href="http://fetvahane.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://fetvahane.com</link>
	<description>Fetvahane -Fetva Sor - Fetva</description>
	<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 14:18:22 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Peruk ve Saç Ektirmek</title>
		<link>http://fetvahane.com/3-fikih/peruk-ve-sac-ektirmek.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/3-fikih/peruk-ve-sac-ektirmek.asp#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 09:47:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[3-Fıkıh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=402</guid>
		<description><![CDATA[Soru:  Günümüzde hızla ileryen teknoloji karşısında alternatif sunumlar  gelmektedir. Bunlardan bir kaçtanesini sıralarsak peruk kullanmak ve saç  ektirmektir. Fıtratımız açısından, Peruk kullanmak ve saç ektirmenin  hükmü nedir?
İnsan fıtratı gereği örtünmeyi vazgeçilmez bir ihtiyaç olarak görür.  Nitekim Hz. Adem (a.s.) ve Hz. Havva şeytana kanıp ağaçtan tattıklarında  avret yerleri görünmüş ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Soru:  Günümüzde hızla ileryen teknoloji karşısında alternatif sunumlar  gelmektedir. Bunlardan bir kaçtanesini sıralarsak peruk kullanmak ve saç  ektirmektir. Fıtratımız açısından, Peruk kullanmak ve saç ektirmenin  hükmü nedir?<span id="more-402"></span></p>
<p>İnsan fıtratı gereği örtünmeyi vazgeçilmez bir ihtiyaç olarak görür.  Nitekim Hz. Adem (a.s.) ve Hz. Havva şeytana kanıp ağaçtan tattıklarında  avret yerleri görünmüş ve hemen üzerlerini cennet yapraklarıyla örtme  çabası içerisine girmişlerdi.[1]</p>
<p>İnsan fıtratıyla tam olarak örtüşen ve ona tercüman olan Kur’an-ı  Kerîm’in[2] yücelerden gelişi nûzul, inzal ve tenzîl gibi kavramlarla  ifade edilmiştir. Bu durum vahyin Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve  sellem) tarafından olduğu gibi alınıp korunduğuna ve muhataplarınca da  bu şekilde algılanması gerektiğine dikkat çekmektedir. İslam’a göre  giyinmenin yüceliğine, insanı yüceltici özelliğine ve insanın ancak  onunla göklerin kararına muktedi bir kul olacağına atıfta bulunmak ve  bütün bunların fıtratla ilişkisini ortaya koymak için örtünme de Kurân-ı  Kerîm’de “inzâl” (indirmek) kelimesiyle zikredilmiştir: “Ey adem  oğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise  verdik(indirdik).”[3]</p>
<p>Süslenecek elbiseye dair fasl edici hükmü indiren Yüce Allah,  Müslümanlara namaza giderken zinetlerini takınmalarını güzel ve temiz  elbiselerini giymelerini de emretmektedir.[4]</p>
<p>İnzâl kavramının anlam örgüsü ve insan kalbini hakimiyet altına alıcı  yönü örtünün esasta (detayda örf dikkate alınabilir) tarihî ve yerel  unsurlarla sentez kabul etmediğini göstermektedir. Buna göre örtü Allah  Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından açıklandığı şekilde  kadın ve erkekte ayrı olmalı ve fıtratı bozacak şekillerde tezahür  etmemelidir. Çünkü şeytanın insanı saptırma yöntemlerinden biri de  yaratılışı değiştirmekle gerçekleşen örtünme ve süslenme şekillerinde  kendini göstermektedir. Kim böyle bir meyil içerisinde olursa şeytanın  dediğini yapmış kabul edilir: “Onlara emredeceğim, Allah’ın yarattığını  (fıtratı) değiştirecekler.”[5]</p>
<p>Allah Resulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) fıtratı değiştirmek  bağlamında değerlendirdiği ameliyelerden birisi de saç ekletmek ya da  peruk takmaktır.</p>
<p>Çeşitli nedenlerden dolayı tabiî ya da peruk gibi sun’î saçlarla  yapılan[6] saça saç ya da başka şeyleri eklemeye “vasl-ı şa’r” denir.[7]</p>
<p>Saç ekletmeyi fıtrata müdahale bağlamında değerlendiren Allah Resulü  (sallallahu aleyhi ve sellem), “Yüce Allah saç ekleyene de ekletene de  lanet etsin.” buyurmuştur.[8] Kadının saçlarının hastalıktan dolayı  dökülmesi de lanet hükmünü değiştirmez. Nitekim Ensar’dan evlenen bir  kızın hastalıktan dolayı saçları döküldüğünde yakın çevresi saçlarına  saç eklemek isteğini Allah Resulü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) arz  edince Efendimiz bir önceki hadisteki ifadeleri tekrar ederek müsaade  etmediğini bildirmiştir.[9]</p>
<p>Hadislerde Allah Resulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) saç ekleme  işini yapan (el-Vâsıle) ve yaptırana (el-Mustavsıle) lanet etmesi bu  işlemin haram olduğuna delalet etmektedir. Zira mübah bir işi yapan  kişiye lanet edilmez.[10]</p>
<p>Fakihler saça eklenecek unsurların hükmü noktasında ihtilaf etmişlerdir.  Buna göre Hanefî, Şafî ve Hanbelilere göre kişinin başına insana ait  olan saçı eklemesi haramdır.[11] Hanefî fakihlerden Kâsânî kadının  kendinden başka bir insana ait olan saçı başına eklemesini (tahrimen)  mekruh olarak değerlendirmiştir.[12] Her nekadar Kâsânî farklı görüş  belirtse de Hanefilerce tercih edilen fetva bu durumun haram olduğu  yönündedir.</p>
<p>İmam Malik ve İbn Cerîr et-Taberî eklenen unsurun cinsinde bir ayrıma  gitmeden saç ekletmenin her şekliyle haram olduğunu belirtmektedir.  Hanefilerinde içinde yer aldığı çoğunluk ise insan saçıyla diğer  unsurları birbirinden ayırarak birincinin haram, hayvan kılı ve yününden  olan unsurları eklemenin ise caiz olduğunu ifade etmektedir.[13]  Nitekim Kâdı İyâz insan saçına benzemeyen renkli ipek lifleri ve benzeri  unsurları başa bağlamada bir sakınca olmadığını bildirmektedir.[14] Bu  durumun caiz görülmesinde insanların kolay bir şekilde yapma saçların  yaratılıştan olmadığını anlaması ve bu yüzden aldatılma ihtimallerinin  düşük olması etkili olmuştur.</p>
<p>Saça insan saçı eklemek gibi, saçla örtülen bütün bölgeyi kaplayan ve  peruk (bârûke) olarak bilinen yapma saçları takmak da haramdır. Çünkü  peruk saç olarak isimlendirildiğinden, saça saç eklemek anlamında  değerlendirilir ve hadis-i şeriflerde lanetlenen uygulama kapsamına  girer. Ayrıca peruk dışardan bakıldığında saç olarak göründüğünden  aldatma sakıncası içermektedir.[15] Peruk ve benzeri unsurları baş  örtüsü olarak kabul etmek ise doğru değildir. Zira Kur’an-ı Kerim’de  tarif edilen baş örtüsünün[16] nasıl olduğu ve nelerden oluştuğu akıl ve  örf tarafından bilinmektedir. Ayrıca peruk tabi saçtan daha fazla zinet  ve güzel olma özelliğine sahiptir. Yine onda aldatma, taklit, israf,  kadının cazibesini gösterme ve erkeği tahrik etme gibi haram olmayı  tekit eden yönler vardır.[17]</p>
<p>Buna göre saça saç ekletme olarak değerlendirilen peruk, başa eklenen  hayvan tüyü, ipek lifi gibi diğer unsurlardan farklıdır. Bu yüzden kadın  peruğu gerek dışarıda gerekse de mahremlerinin yanında takamaz.  Müslüman kadının dışarıda peruk takmasının haram olması ise onun hem saç  ekletme olarak kabul edilmesi hem de baş açık olduğunda oluşan etkiyi  aynı şekilde vermesinden dolayıdır.</p>
<p>Peruk takmak, dar ya da vücut hatlarını gösteren elbise giymekten  farksızdır. O halde müslümanlar bu tür konuları nassları modernitenin  buyurgan esaslarına göre yorumlayarak değil, toplumu nasslara uyacak ya  da onlara özgürlük tanıyacak bir ortama kavuşturarak çözmelidirler.</p>
<p>İçerisinde fıkhî olduğu kadar siyasî, ictimaî ve akidevî boyutlar da  barındıran örtünme meselesi sadece müslüman kadının sorunu olmaktan öte  bir konumdadır. Bu yüzden müslümanca yaşama hassasiyeti olan herkes  imkanı ölçüsünde sorunun çözümüne katkıda bulunmak zorundadır.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p><strong>Dipnotlar:</strong></p>
<p>[1] A’raf 7/22.ü</p>
<p>[2] Bkz. Müslim, İman 63; Şibbîr Osmanî, Fethu’l-Mulhim, I, 109.</p>
<p>[3] A’raf 7/26.</p>
<p>[4] A’raf 7/31.</p>
<p>[5] Nisâ 4/119.</p>
<p>[6] Karadâvî, Fetâvâ Muasıra, I, 427.</p>
<p>[7] İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, I, 374.</p>
<p>[8] Buhârî, Libâs 81; Müslim, Libâs 33.</p>
<p>[9] Müslim, Libâs, 33.</p>
<p>[10] İbn Kudame, Muğnî, I, 93; Şevkânî, Neylu’l-Evtâr, VI, 191.</p>
<p>[11] Şeyh Nizâm, el-Fetâvâ’l-Hindiyye, V, 438; İbn Kudame, Muğnî, I, 93;  Nevevî, Minhac, XIV, 103.</p>
<p>[12] Kâsânî, Bedâî’, V, 127.</p>
<p>[13] Bkz. Kâsânî, Bedâi’, V, 127; Şeyh Nizâm, el-Fetâvâ’l-Hindiyye, V,  438; Zeydan, el-Mufassal, III, 378; Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, IV,  2681.</p>
<p>[14] Zeydan, el-Mufassal, III, 380.</p>
<p>[15] Zeydan, el-Mufassal, III, 380.</p>
<p>[16] Nur 24/31.</p>
<p>[17] Karadâvî, Fetâvâ Muasıra, I, 427.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/3-fikih/peruk-ve-sac-ektirmek.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbi Mühürlenenlerinin Hidayet ve Dalaleti</title>
		<link>http://fetvahane.com/6-tefsir/kalbi-muhurlenenlerinin-hidayet-ve-dalaleti.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/6-tefsir/kalbi-muhurlenenlerinin-hidayet-ve-dalaleti.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 21:43:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[6-Tefsir]]></category>

		<category><![CDATA[birçoklarını da hidayete yöneltir]]></category>

		<category><![CDATA[Dalalet]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva makamı]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[Hidayet]]></category>

		<category><![CDATA[ilediğini de doğru yola (hidayete) iletir]]></category>

		<category><![CDATA[Kalbi mühürlenen insanların (Bakara:7) hidayetin kapalı yollarında gerçeği bulmaları mümkün müdür?]]></category>

		<category><![CDATA[Kalbi Mühürlenenler]]></category>

		<category><![CDATA[Kur'an'da "Allah onunla birçok kimseyi saptırır]]></category>

		<category><![CDATA[Madem saptıran ve hidayete erdiren Allah'tır]]></category>

		<category><![CDATA[neden sapıtanıara ceza takdir ediyor]]></category>

		<category><![CDATA[O dilediğini saptırır]]></category>

		<category><![CDATA[siz sorun biz söyleyelim]]></category>

		<category><![CDATA[soru sor]]></category>

		<category><![CDATA[Ya da neden bütün insanları hidayete erdirmiyor?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=379</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Kur&#8217;an&#8217;da &#8220;Allah onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da hidayete yöneltir?&#8221;, &#8220;O dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola (hidayete) iletir.&#8221; buyrulmaktadır. Madem saptıran ve hidayete erdiren Allah&#8217;tır, neden sapıtanıara ceza takdir ediyor. Ya da neden bütün insanları hidayete erdirmiyor? Kalbi mühürlenen insanların (Bakara:7) hidayetin kapalı yollarında gerçeği bulmaları mümkün müdür?
Cevap: İslam, her şeyi yoktan var [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Kur&#8217;an&#8217;da &#8220;Allah onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da hidayete yöneltir?&#8221;, &#8220;O dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola (hidayete) iletir.&#8221; buyrulmaktadır. Madem saptıran ve hidayete erdiren Allah&#8217;tır, neden sapıtanıara ceza takdir ediyor.<span id="more-379"></span> Ya da neden bütün insanları hidayete erdirmiyor? Kalbi mühürlenen insanların (Bakara:7) hidayetin kapalı yollarında gerçeği bulmaları mümkün müdür?</p>
<p><strong>Cevap: İslam, her şeyi yoktan var eden Allah Teala&#8217;ya tam bir teslimiyeti gerektirir. Teslim olanlar, var edeni değil, kendilerini sorgularlar. Yaratılan yaratana &#8220;niçin&#8221; diye soramaz. Sadece ilahi emirlerin hikmetlerini araştırır. Çünkü Allah Teala mutlak hüküm sahibidir. O, yaptıklarından dolayı sorgulanamaz. &#8220;Yaratmak da emretmek de O&#8217;na (1) mahsustur.&#8221; Mutlak anlamda sorgulama Allah Teala&#8217;ya aittir. O, insana yaptıgı ya da yapması gerekirken terk ettigi her şeyin hesabını sorar. Çünkü İnsan dünyaya imtihan için gelmiştir. Nasıl imtihanda soruların gizli kalması, gerekli kitap, makale ve notların okunması için gerekliyse; gaybi konuların izhar edilmemesi de ilahi emirlere ve yasaklara uyulması için zorunludur. Aksi durumda imtihan asıl maksadından uzaklaşmış olur. Bu durum tıpkı ögrencilerin hocaya, neden bize dönem başında imtihan sorularını vermiyorsunuz ya da neden bizi cevap hazırlamakla sorumlu tutuyorsunuz? şeklindeki itirazları gibi mantıksız olur.<br />
Ulema felsefenin sorgulamacı şımarık aklına karşı, Kur&#8217;an&#8217;da anlatılanı anlatıldıgı gibi anlama anlayışı üzerine ibtina eden tefsir usulünü geliştirmiş ve ayetleri o çerçevede tefsir etmiştir.<br />
Bunu yaparken ayetleri bütüncül okumaya; Kur&#8217;ani Kur&#8217;an&#8217;la tefsir etmeye özen göstermişlerdir.<br />
Sorudaki &#8220;hidayet&#8221; ve &#8220;dalalet&#8221; ayetlerini, bahsi geçen usul çerçevesinde anlama gayreti içerisinde</strong><strong> olanlar, Allah Teala&#8217;nın &#8220;hidayet&#8221; ve &#8220;dalalef&#8217;! insanların dilernesi ile yarattıgını idrak edeceklerdir. Bunun içindir ki, Kur&#8217;an birçok yerde &#8220;dalalen günahkarlara nispet etmektez, insanların dilemesin vurgu yapmaktadır: &#8220;Allah zalimleri saptırır.&#8221;(3)<br />
&#8220;Dogrusu Allah kafirler toplulugunu hidayete erdirmez.&#8221;(4) Yine &#8220;Fir&#8217;avn kavmini saptırdı.&#8221;,(5)&#8221; &#8220;Samirı onları yoldan çıkardl.&#8221;(6) ayetleri de. &#8220;dalalet&#8221;in insanın dilernesi ile oldugunu desteklemektedir. Bu noktada Allah Teala&#8217;nın insanlara bir zorlaması söz konusu degildir. O insana dogru yolu gösterir, tercihi ise kendisine bırakır(7)  fakat &#8220;kullarının küfrüne de razı olmaz.&#8221;(8/)<br />
İddia edildigi gibi Allah Teala insanlar için &#8220;dalalet&#8221;i yaratıp, iman etmelerine engel olursa, onlara kitaplar indirmesi ve peygamberler göndermesinin bir anlamı kalmaz.(9) Kul sapıtmak istemesine ragmen Allah onu korursa bu lütuf; eger fiili bütünüyle onun istegine bırakırsa bu adalet olur.<br />
Soruda zikredilen ayetler ilahi adaleti desteklemektedir. Zira Cenab-ı Hakk &#8220;dalalet&#8221;ten söz eden ayetin devamında; &#8220;Verdigi misalle Allah  ancak fasıkları saptırır.&#8221; (10) buyurmaktadır. Buna göre sapıtma zorunlu bir ameliye degil, kişinin fıskından kaynaklanan bir durumdur. &#8220;Muttakiler&#8221;in hidayet üzere olmaları da böyledir. Nitekim &#8220;O (kitap) muttakiler için bir yol göstericidir.&#8221; buyurulmaktadır.&#8221;(11)</strong></p>
<p><strong> İnsanların &#8220;muttaki&#8221; ya da &#8220;fasık&#8221; olmaları kendi güç ve istekleri çerçevesinde gerçekleşmektedir. Nitekim &#8220;muttakiler&#8221;den bahseden ayette belirtilen &#8220;gayba inanır, namaz kılar ve kendilerine verdigimiz mallardan Allah yolunda harcarlar.&#8221; ile &#8220;fasıklar&#8221;dan söz eden ayetin devamında belirtilen &#8220;Allah&#8217;a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah&#8217;ın ziyaret edip hal ve hatırını sormasını istedigi kimseleri ziyaretten vazgeçerler, yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar.&#8221;(12) ayetinde ifade edilen slfatların(13) hiçbirisi insanıngüç ve hürriyetini kapsamı dışında değildir. Dileyen bunlardan birin seçebileceği gibi terk de edebilir.İlk üçünü yapan &#8220;hidayet&#8221;i seçerek müttaki, son üçüyle amel edenler de &#8220;dalalet&#8221;i seçerek fasık olur.<br />
</strong></p>
<p><strong>&#8220;O diledigini saptırır, diledigini de dogru yola iletir.&#8221;(14) mealindeki ayet &#8216;âmm oldugundan ancak onu tahsis eden (sınırlandıran) diger ayetlerle anlaşılabilir. Nitekim söz konusu ayet &#8220;Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini saptırmıştı.&#8221;(15) ayeti ile tahsis edilmektedir. Kalbin mühürlenmesi de böyledir: &#8220;Allah büyüklük taslayan her zorbanın kalbini mühürler.&#8221;(16) Görüldügü gibi &#8220;hidayet&#8221; ve &#8220;dalalet&#8221; kavramları cebri mütalaalara gerekçe teşkil etmekten uzaktır. Çünkü ayetler, Cebriyye&#8217;nin, kulu fiillerinde mecbur kabul eden ve onun kendine has güç ve iradesinin oldugunu inkar eden görüşünü reddetmektedir.</strong><strong> Olacak her şeyi olmadan önce bilen Allah Teala, insanı dogruya ulaştıracak akılla ve mükellef olmasını gerektirecek donanımda yaratmıştır. Ona uyması için emir, sakınması için de yasaklar göndermiştir. Onu ezeli ilmi ile hakkında önceden bildiklerinden dolayı degil, gönderdigi emir veyasaklara uyup-uymaması açısından sorumlu tutar.(Fakat insanın ameli durumu hiçbir zaman Allah Teala&#8217;nın bilgisi ile çelişmez.) Dolayısıyla insanlar itaatkar ya da asi olmaları noktasında özgürdürler.</strong></p>
<p><strong>Buna göre hidayetin yollarını kapatmak ya da açmak akıllı varlık olan insanın dilemesi ile gerçekleşen bir durumdur.Dünya, sınıfı geçen ya da kalan ögrenciler gibi, isyankarla itaat eden kulların belirlendigi yerdir.<br />
</strong></p>
<p><strong>Dipnotlar:</strong><br />
<em>1-A&#8217;raf(7): 54.<br />
2-Fahruddın er-Razı, et-Tefsıru&#8217;I-Kebfr, ll, 129.<br />
3-İbrahim(14): 27.<br />
4-Maide(S): 67.<br />
5-Tiihil(20): 79.<br />
6-Tiihil(20):85.<br />
7-İnsan(76): 3.<br />
8-Zümer(39): 7.<br />
9-er-Razl, ea.g.e., II, 128.<br />
10Bakara(2): 26.<br />
11-Bakara(2): 2.<br />
12-Bakara(2): 27.<br />
13-Bkz. Muhammed Tahir İbn Aşilr, et-Tehrır ve&#8217;t-Tenvır, I, 367. 14-Nahl(l6): 93<br />
15-Saff(61): 5.<br />
16- Mü&#8217;min(40): 35.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/6-tefsir/kalbi-muhurlenenlerinin-hidayet-ve-dalaleti.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Adem&#8217;in Yaratılış Merhalesi</title>
		<link>http://fetvahane.com/5-kelam/hz-ademin-yaratilis-merhalesi.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/5-kelam/hz-ademin-yaratilis-merhalesi.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 21:16:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[5-Kelam]]></category>

		<category><![CDATA[Adem a.s]]></category>

		<category><![CDATA[adem a.s hakkında bilmedikleriniz]]></category>

		<category><![CDATA[ardından da batıl gelemez]]></category>

		<category><![CDATA[biz cevaplayalım]]></category>

		<category><![CDATA[çamur ve kurutulmuş topraktan yaratıldığı bildirilmektedir. Tenakuz gibi görülen bu durum nasıl anlaşılmalıdır?]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva istiyorum]]></category>

		<category><![CDATA[fetva makamı]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[hahikatın inkişafı fetvahanede devam ediyor]]></category>

		<category><![CDATA[hikmet sahibi çok övülen Allah'tan indirilmiştir]]></category>

		<category><![CDATA[hz. adem a.s]]></category>

		<category><![CDATA[Hz. Adem'in Yaratılış Merhalesi]]></category>

		<category><![CDATA[Hz. Ademin yaratılışı]]></category>

		<category><![CDATA[insanın ilk babası]]></category>

		<category><![CDATA[insanla Hz. Adem arasında ki fark]]></category>

		<category><![CDATA[insanlığın atası]]></category>

		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim kendisinde tenakuz olmayan yegane kitaptır]]></category>

		<category><![CDATA[nsan neslinin ilk oluşumundan bahseden ayetlerde Hz. Adem'in toprak]]></category>

		<category><![CDATA[O]]></category>

		<category><![CDATA[Ona önünden de]]></category>

		<category><![CDATA[siz sorun]]></category>

		<category><![CDATA[sor sor]]></category>

		<category><![CDATA[Tuğla da çamurun bir çeşididir]]></category>

		<category><![CDATA[Tuğla da çamurun bir çeşididir. Örnekte de görüldügü gibi topraktan tuğlaya doğru bir tekamül söz konudur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=374</guid>
		<description><![CDATA[Soru: İnsan neslinin ilk oluşumundan bahseden ayetlerde Hz. Adem&#8217;in toprak, çamur ve kurutulmuş topraktan yaratıldığı bildirilmektedir. Tenakuz gibi görülen bu durum nasıl anlaşılmalıdır?
Cevap: Kur&#8217;an-ı Kerim kendisinde tenakuz olmayan yegane kitaptır. &#8220;Ona önünden de, ardından da batıl gelemez. O, hikmet sahibi çok övülen Allah&#8217;tan indirilmiştir.&#8221;l  Kur&#8217;an-ı Kerim Arap edebiyatının ve mantık kurallarının bütün inceliklerini muhtevi oldugundan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> İnsan neslinin ilk oluşumundan bahseden ayetlerde Hz. Adem&#8217;in toprak, çamur ve kurutulmuş topraktan yaratıldığı bildirilmektedir. Tenakuz gibi görülen bu durum nasıl anlaşılmalıdır?<span id="more-374"></span></p>
<p><strong>Cevap: Kur&#8217;an-ı Kerim kendisinde tenakuz olmayan yegane kitaptır. &#8220;Ona önünden de, ardından da batıl gelemez. O, hikmet sahibi çok övülen Allah&#8217;tan indirilmiştir.&#8221;l  Kur&#8217;an-ı Kerim Arap edebiyatının ve mantık kurallarının bütün inceliklerini muhtevi oldugundan bazı ayetlerin anlamı ancak geniş araştırmalar neticesinde tespit edilebilir. Fakat anlayanın eksik bilgisi ya da anlama melekesinin zayıf olması buna engel olur.Hz. Adem&#8217;in yaratılmasından bahseden ayetlerin anlaşılabilmeleri de derin bilginin yanı sıra Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;e bütüncül bakmayı da gerekli kılmaktadır. Allah Teala, Hz. Adem&#8217;i turab/toprak,2  tinlçamur3  ve selsal/(pişmiş) kuru balçıktan 4 yarattıgını bildirmektedir. Ayetlerde zikredilen üç kelimenin her biri, yaratılışın bir evresine tekabül etmektedir. Bu durum kişinin evim; &#8220;topraktan, çamurdan veya tuğladan bina edilmiştir.&#8221; demesinden farksızdır. Bu ifade de, evin inşaatında kullanılan malzemenin oluşum süreci ile ilgili bilgi verilmektedir. Evde kullanılan malzemenin cinsi topraktır. Toprak, tuğla olabilmek için kendinin bir çeşidi olan çamura dönüşmüştür.<br />
Tuğla da çamurun bir çeşididir. Örnekte de görüldügü gibi topraktan tuğlaya doğru bir tekamül söz konudur. Bu durumda topragın evrelerinden herhangi birini esas alarak ev bazen topraktan bazen de tuğladan yapılmıştır demek yanlış olmadı gı gibi oluşum süreci ile alakalı nokta bilgi verdiginden hakimane bir izah olur. Aslı pamuk olan bir elbisenin oluşum sürecini anlatırken de, elbisenin; pamuk, iplik veya kumaştan yapıldıgını söylemek de tekamülün bir gereğidir. Yaratılış la ilgili ayeti kerimeler de böyledir. Allah Teala ayetin siyak ve sibakına göre toprak, çamur ya da kurutulmuş balçığı zikreder. Hal böyleyken bu durumun bir tenakuz teşkil ettigini iddia etmek, ya katıksız bir cehaletten ya da onulmaz bir inkardan kaynaklanmaktadır.</strong></p>
<p><strong>Dipnotlar:</strong><br />
<em>1- Fussi let(41): 42.<br />
2- Filtl r(3S): lL.<br />
3- Mü&#8217;miniln(23): 12.<br />
4- Hicr(lS): 26.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/5-kelam/hz-ademin-yaratilis-merhalesi.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sunni ve Alevi Eliliği</title>
		<link>http://fetvahane.com/2-akaid/sunni-ve-alevi-eliligi.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/2-akaid/sunni-ve-alevi-eliligi.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 21:00:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[2-Akaid]]></category>

		<category><![CDATA[Bir alevi erkek ile bir sünni kız arkadaş]]></category>

		<category><![CDATA[Bu durumda kız ne yapmalı]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[Kız bir günah işlemiş fakat bunu kapatmak için böyle bir insanla evlendirilecek olması onu ömrü boyunca dinden uzaklaşmasına sebep olacak]]></category>

		<category><![CDATA[Kız evlenmek zorunda mı]]></category>

		<category><![CDATA[soru sor]]></category>

		<category><![CDATA[Sunni ve Alevi Eliliği]]></category>

		<category><![CDATA[Sunni ve Alevi Eliliği teferruatlı bir açıklama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=368</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Bir alevi erkek ile bir sünni kız arkadaş(!) oluyor. Olay açığa çıkınca aileler güç de olsa anlaşıyor ve bu iki gencin evlenmesine karar veriliyor. 2 ay içinde evlenecekler. Kızın babası, kızını evlenmezse evlatlıktan reddedeceğini söylüyor. Erkek İslam&#8217;a öyle karşı ki kızın dini noktalarda bir şey söylemesine dahi tahammül edemiyor.  1. Bu durumda kız ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Bir alevi erkek ile bir sünni kız arkadaş(!) oluyor. Olay açığa çıkınca aileler güç de olsa anlaşıyor ve bu iki gencin evlenmesine karar veriliyor. 2 ay içinde evlenecekler. Kızın babası, kızını evlenmezse evlatlıktan reddedeceğini söylüyor. Erkek İslam&#8217;a öyle karşı ki kızın dini noktalarda bir şey söylemesine dahi tahammül edemiyor. <span id="more-368"></span> 1. Bu durumda kız ne yapmalı?<br />
2.Kız bir günah işlemiş fakat bunu kapatmak için böyle bir insanla evlendirilecek olması onu ömrü boyunca dinden uzaklaşmasına sebep olacak. Kız evlenmek zorunda mı gerçekten bu çocukla. Bu durumda anne ve babasını dinlemeli mi?<br />
<strong>Cevap: Müslüman bir kadın müşrik ya da kitabi gayri Müslim bir erkekle evlenemez. Bu konuda fakihler arasında ittifak vardır. Şayet evlenirse evlilik akdi batıl olur. Böyle bir evliliğin tarafları, nikahtan kaynaklanan hiçbir hakkı elde edemeyecekleri gibi, sahih bir nikahın gerektirdiği sorumlulukları da yüklenmezler. Şu ayet-i kerime Müslüman bir kadının gayr-i Müslim erkekle evlenemeyeceğini açıkça belirtmektedir: &#8220;Ey iman edenler! Mümin kadınlar muhacir olarak size geldiklerinde, onları imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz onların inanmış kadın olduklarını anlarsanız, onları kafirlere/küffar geri göndermeyin.<br />
Çünkü Müslüman hanımlar kafirlere helal değillerdir. Kafirler de müslüman hanımlara helal olmazlar.&#8221;1 Bu ayet-i kerim e İslam&#8217;ın ilk yıllarında caiz olan müşrik bir erkeğin müslüman bir kadınla evlenmesini -kesin bir şekilde- haram kılmıştır. 2 Buna göre müslüman kadınlar inkar etmelerinden dolayı kafir erkeklerle evlenemezler. Ayet-i kerimede geçen &#8220;küffar/kafirler&#8221; kelimesi &#8220;amm&#8221; bir lafız olduğundan Müslüman olmayan her erkeği kapsar. 3 Buna göre Müslüman kadın, Ehl-i Kitab biriyle olduğu gibi gayr-i Müslim başlığı altında toplanan diğer erkeklerle de evlenemez. Ayetin evlilik meselesini, &#8216;müslüman hanımların kafirlere&#8217; helal olmadığını, &#8220;kafirlerin müslüman hanımlara helal olmayacağı&#8217; şeklinde tekrar etmesi ya evliliğin haram olduğunu tekit etmek için ya da ilk ifade ile -müslüman kadının- nikahının ortadan kalktığını ikinci ifade ile de eşler arasında yeni bir nikah kıymanın mümkün olmadığını bildirmek içindir. 4 Ulema da ayeti bu şekilde anlamış ve Hristiyan bir erkekle, İslam&#8217;ı tercih eden eşinin arasını ayırmıştır.5 Nitekim Hristiyan olan Benu Ta&#8217;leb&#8217;ten bir adamın eşi müslüman olup, adam İslam&#8217;ı kabul etmemede diretince Hz. Ömer eşler arasını ayırmıştır.<br />
Müslüman kadının Müslüman olmayan erkekle evlenemeyeceği açık olduğuna göre bu durumda kimin Müslüman olduğunu tespit etmek gerekir.<br />
Müslüman; İslam&#8217;ın bütün kesin hükümlerine inanıp hiç birisin reddetmeyen kimsedir. Müslüman;namaz, zekat, hac gibi kesin emirleri e birlikte zina, katı, içki gibi kesin yasakları kabul edip onların varlıklarına inanan kimsedir.Bahsettiğiniz şahıs, İslam&#8217;ın emir ya da yasaklardan birine inanmıyorsa Müslüman bir kadın onunla evlenemez. Kadın, aksi hareket ederse evlilik akdi batıldır. Gayr-ı meşru ilişki içerisinde olduğundan da Allah Teala&#8217;nın lanetini kazanır.Müslüman olmayan erkekle evliliğe zorlanan kız, ebeveyninin sözünü dinlemeyecektir.<br />
Nitekim Allah Teala şöyle buyurmaktadır: &#8220;Eğer (anne ve baban) hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönenlenilerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. Ben size yapmakta olduğunuz şeyleri haber vereceğim.&#8221; 6 Ayet-i kerime bahsi geçen kız için adeta bir yol haritası mesabesindedir.</strong></p>
<p><strong>Dipnotlar:</strong><br />
<em>1-Mümtehine(60): ıo.<br />
2-Vehbe Zuhayli, et- Tefsiru&#8217;l-Münir, Beyrut, 2003, XIV, 519.<br />
3-Zekiyyüddin Şaban, el-Ahkamu&#8217;ş-Şeriyye li&#8217;J-Ahvali&#8217;ş-Şahsiyye, Binj:!azi, 1993, s. 178.<br />
4-Ebu&#8217;s-Suud, İrşadu Akli&#8217;s-Selim, Beyrut, 1999, VI, 238.<br />
5-Şaban, el-Ahkamu&#8217;ş-Şeriyye, s. 179. Lokman(31): 16. </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/2-akaid/sunni-ve-alevi-eliligi.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Önemli Buluşlara İmza Atan Kafirlerin Ameli</title>
		<link>http://fetvahane.com/2-akaid/onemli-buluslara-imza-atan-kafirlerin-ameli.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/2-akaid/onemli-buluslara-imza-atan-kafirlerin-ameli.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 18:46:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[2-Akaid]]></category>

		<category><![CDATA[afider Allah Teala'nın rızasını kazanmak gibi bir gayeye sahip olmadıklarından amellerinin]]></category>

		<category><![CDATA[Allah Teala'nın rızasını kazanmak için yaparsa mutlaka karşılıgını görür]]></category>

		<category><![CDATA[biz cevaplayalım]]></category>

		<category><![CDATA[Böyle bir amelde]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva makamı]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[Herkesin amellerine göre dereceleri vardır]]></category>

		<category><![CDATA[kafir olarak ölen kişinin azabı hafiflemez]]></category>

		<category><![CDATA[Kul hakkına tecavüz]]></category>

		<category><![CDATA[mutlak olarak azabtan da kurtulamazlar]]></category>

		<category><![CDATA[Önemli Buluşlara İmza Atan Kafirlerin Ameli]]></category>

		<category><![CDATA[siz sorun]]></category>

		<category><![CDATA[Sonra oraya girmeye en layık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz]]></category>

		<category><![CDATA[yalan ve riya gibi vasıflar olmadıgı gibi tam bir dogruluk ve samirniyet vardır]]></category>

		<category><![CDATA[Yaptıgı iyiliklerden de istifade edemez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=295</guid>
		<description><![CDATA[Soru: İnsanlık için önemli buluşlara imza atan fakat gayr-i Müslim olarak ölen kişiler azab görecek mi?
Cevap: Gayr-i müslim olarak ölen kişilerin cehenneme girecegi hususunda ittifak eden ulema, içlerinde insanlık adına faydalı işler yapanların cehennemde görecegi azabın hafifletilip-hafifletilmemesi noktasında ise ihtilaf etmişlerdir. Birinci görüşe göre, yaptıkları iyi işler sebebiyle bazı kafirlerin azabı hafifletilecektir.  Zira cehennem ehlinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> İnsanlık için önemli buluşlara imza atan fakat gayr-i Müslim olarak ölen kişiler azab görecek mi?<span id="more-295"></span><br />
<strong>Cevap:</strong> Gayr-i müslim olarak ölen kişilerin cehenneme girecegi hususunda ittifak eden ulema, içlerinde insanlık adına faydalı işler yapanların cehennemde görecegi azabın hafifletilip-hafifletilmemesi noktasında ise ihtilaf etmişlerdir. Birinci görüşe göre, yaptıkları iyi işler sebebiyle bazı kafirlerin azabı hafifletilecektir.  Zira cehennem ehlinin görecegi azabın derecesi, onları cehenneme sokan amellerinin farkııııgına göre olacaktır. Nitekim Allah Teala şöyle buyurmaktadır: &#8220;Herkesin amellerine göre dereceleri vardır.&#8221;1 İkinci görüşe göre ise, kafir olarak ölen kişinin azabı hafiflemez.</p>
<p>Yaptıgı iyiliklerden de istifade edemez. Nitekim Allah Teala şöyle buyurmaktadır: &#8220;Onların yaptıkları bütün amellere yöneldik ve onları dagılmış zerreciklere çevirdik.&#8221;2  Müfessirler bu ayeti tefsir ederken, &#8220;kafider amellerini Allah Teala&#8217; için yapmadıklarından onların tamamı geçersizdir.&#8221;3  ;&#8221;küfürleri sebebiyle bütün amelleri iptalolmuştur.&#8221; demektedir. Başka bir ayette ise şöyle buyrulmaktadır: &#8220;İnkar edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiginde hiçbir şey bulamaz.&#8221;4 Tıpkı serap gören kişi gibi kafir de kıyamet günü yaptıgı amellerden hiçbir şey elde edemez. Sonuç olarak şöyle söylenebilir: Yaşadıkları toplumlarda fakirlere yardımda bulunan, okul, yetimhane ya da darulaceze gibi hayır müessseleri inşa eden insanların niyetlerine göre mükafatları takdir edilir. Eger kişi hayrı, Allah Teala&#8217;nın rızasını kazanmak için yaparsa mutlaka karşılıgını görür.<br />
Böyle bir amelde, yalan ve riya gibi vasıflar olmadıgı gibi tam bir dogruluk ve samirniyet vardır. Bunun için mükafat görür.  Zira Cenab-ı Hakk kimsenin hayrını zayi etmeyecegi gibi karşılıgını da verecegini bildirmektedir: &#8220;Hayır olarak ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılıgı size tastamam verilecektir.&#8221;<em>5 </em>Kafider Allah Teala&#8217;nın rızasını kazanmak gibi bir gayeye sahip olmadıklarından amellerinin karşılıklarını göremezler. Kafirler yaptıkları iyiliklerden dolayı bir ecir alamazlar fakat ilahi adaletin bir tecellisi olarak azablarının bir kısmı kendilerinden hafifletilebilir. Kul hakkına tecavüz edenlerle aynı derecede bir azab görmezler.<br />
Fakat mutlak olarak azabtan da kurtulamazlar.<br />
Nitekim Cenab-ı Hakk şöyle buyurmaktadır: &#8220;Sonra her milletten, çok merhametli olan Allah&#8217;a daha çok asi olanlar hangileri ise onları çekip çıkaracagız.<br />
Sonra oraya girmeye en layık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.&#8221;6</p>
<p><strong>Dipnotlar:</strong></p>
<p><em>l-En&#8217;am(6): 132.<br />
2-Furkan(25): 23.<br />
3-et-Taberı, Cami&#8217;u'lBeyan, IX, 380.<br />
4-NCır(24): 39.<br />
5-Bakara(2): 272.<br />
6-Meryem(19): 6970.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/2-akaid/onemli-buluslara-imza-atan-kafirlerin-ameli.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kafirlerin Ameli</title>
		<link>http://fetvahane.com/2-akaid/kafirlerin-ameli.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/2-akaid/kafirlerin-ameli.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 18:36:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[2-Akaid]]></category>

		<category><![CDATA["amel-i salih" değil midir?]]></category>

		<category><![CDATA[Büyük mucitlerin cehenneme girmesi buna karşın insanlık adına ciddi hiçbir faaliyeti olmayan amelsiz bir müminin netice itibariyle de olsa cennete girmesi ilahi adaletle nasıl bağdaşır? Kafirlerin yap]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorularım var]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorularıma ayetle hadisle cevap arıyorum]]></category>

		<category><![CDATA[fetva makamı]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[imansız mucitlerin durumu]]></category>

		<category><![CDATA[kafanızı karıştıran]]></category>

		<category><![CDATA[Kafirlerin Ameli]]></category>

		<category><![CDATA[müslüman olmayan halka hizmetleri büyük olan kisinin durumları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=292</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Büyük mucitlerin cehenneme girmesi buna karşın insanlık adına ciddi hiçbir faaliyeti olmayan amelsiz bir müminin netice itibariyle de olsa cennete girmesi ilahi adaletle nasıl bağdaşır? Kafirlerin yaptıklan amel, &#8220;amel-i salih&#8221; değil midir?
Cevap: İnsan ilk olarak Allah Teala&#8217;ya iman etmelidir.
İmanı reddedenler aynı zamanda ilahi otoriteyi de reddetmektedirler. Bu, devletin anayasal düzenini tanımayan, onu degiştirmeye yönelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Büyük mucitlerin cehenneme girmesi buna karşın insanlık adına ciddi hiçbir faaliyeti olmayan amelsiz bir müminin netice itibariyle de olsa cennete girmesi ilahi adaletle nasıl bağdaşır? Kafirlerin yaptıklan amel, &#8220;amel-i salih&#8221; değil midir?<span id="more-292"></span><br />
<strong>Cevap:</strong> İnsan ilk olarak Allah Teala&#8217;ya iman etmelidir.</p>
<p>İmanı reddedenler aynı zamanda ilahi otoriteyi de reddetmektedirler. Bu, devletin anayasal düzenini tanımayan, onu degiştirmeye yönelik eylemlerde bulunan teröristin durumuna benzemektedir. Nasıl ki, terör suçu işleyen kişi yaptıgı iyi işlere bakılmaksızın idam ya da müebbet hapse mahkum edilir, ilahi otoriteyi reddeden kafir de ebedi olarak cehennemle cezalandırılır. Adalet; bir yandan okul, hastane gibi toplum menfaatine olan müesseseler inşa eden fakat diger yandan bir insanı öldürerek &#8220;katil&#8221; olan hayır sahibini &#8220;idam&#8221; ya da &#8220;müebbed hapis&#8221;le cezalandırmayı gerektirir.<br />
Çünkü hiç kimseye yaptıgı iyilikler başkasının hukukuna tecavüz de bulunma hakkı vermez. Kafir de, inkarı tercih ederek &#8220;imanı&#8221; katletmekte ve Allah Teala&#8217;nın hakkına tecavüz etmektedir. Amelin &#8220;salih&#8221; olabilmesi için mutlaka amel sahibinin mümin olması gerekir. İmanı olmayanın iş ve sözleri, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in müminlere özel kıldıgı &#8220;amel-i salih&#8221;le özdeşleştirilemez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/2-akaid/kafirlerin-ameli.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Yaşta Ölenlerin Ahiretteki Durumu</title>
		<link>http://fetvahane.com/3-fikih/cocuk-yasta-olenlerin-ahiretteki-durumu.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/3-fikih/cocuk-yasta-olenlerin-ahiretteki-durumu.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 18:25:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[3-Fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[aklınızdaki sorularınızı sorun]]></category>

		<category><![CDATA[biz cevaplayalım]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuk Yaşta Ölenlerin Ahiretteki Durumu]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[Hiçbir Müslüman yok ki buluğ  çağına gelmeden üç tane çocuğu ölsün]]></category>

		<category><![CDATA[Müslüman ve gayr-i müslim ailelerin teklif çağına gelmeden ölen çocuklannın ahiretteki durumlan nasıl olacaktır?]]></category>

		<category><![CDATA[siz sorun]]></category>

		<category><![CDATA[teklif çağına gelmeden ölen çocuklar babaları ile birlikte]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=286</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Müslüman ve gayr-i müslim ailelerin teklif çağına gelmeden ölen çocuklannın ahiretteki durumlan nasıl olacaktır?
Cevap: Allah Teala müminlerin, mükellef olmadan ve ameli salih işlemeden ölen çocuklarını cennete koyacaktır. Bu noktada alimler arasında ihtilaf yoktur.1 Nitekim ayet-i kerime de şöyle buyurmaktadır: &#8220;İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru: </strong>Müslüman ve gayr-i müslim ailelerin teklif çağına gelmeden ölen çocuklannın ahiretteki durumlan nasıl olacaktır?<span id="more-286"></span></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Allah Teala müminlerin, mükellef olmadan ve ameli salih işlemeden ölen çocuklarını cennete koyacaktır. Bu noktada alimler arasında ihtilaf yoktur.1 Nitekim ayet-i kerime de şöyle buyurmaktadır: &#8220;İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık&#8221;.2  Buna göre, teklif çağına gelmeden ölen çocuklar babaları ile birlikte cennette olacaklardır. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem de kadın cemaate vaaz ederken şöyle buyurmuştur:3 &#8220;Hiçbir Müslüman yok ki buluğ  çağına gelmeden üç tane çocuğu ölsün Allah Teala&#8217;da onu çocuklarına olan rahmetinden dolayı cennete koymasın.&#8221; Yine Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem &#8220;(Mükellef olmadan) üç çocuğu ölen kadına yavruları cehenneme karşı perde olur.&#8221; dediğinde; iki çocuk da perde olur mu? diye soran kadına; &#8220;Evet iki çocuk da olur.&#8221; buyurmuştur. Konu ile alakalı Hz. Ali radıyallahu da şöyle demektedir: &#8220;Müslümanlar ve onların çocukları cennette olacaklardır.&#8221;4 Gayr-i Müslimlerin çocuklarının durumu ile alakalı üç farklı görüş vardır. Birinci görüşe göre; müşriklerin çocukları cennettedir. Nitekim Allah Teala &#8220;Biz bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.&#8221;5 buyurmaktadır. Buna göre kendilerine İslam ulaşmayan topluluklar gibi müşrik ve kafir babaların çocukları da teklif çağına gelmeden ölürlerse cennet ehli kabul edilirler.6  Ayrıca Ahmed b. Hanbel&#8217;in rivayet ettiği hadis-i şerifte &#8220;Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem Müslümanların ve müşriklerin çocuklarını Hz. İbrahim&#8217;in yanında gördüğünü&#8221; bildirmektedir. İkinci görüşe göre ise;  çocuklar babaları ile birlikte cehennemdedirler. Bu grupta yer alan alimler Ahmed b. Hanbel&#8217;in rivayet ettifti şu hadisi delil getirmektedirler:  &#8220;Onlar babalarına tabidirler.&#8221; Üçüncü görüş sahipler ise; bu konuda bir görüş bildirmemiş, Buhari ve Müslim&#8217;in rivayet ettiği şu hadisi dikkate almışlardır: &#8220;Allah Teala onların ne yapacaklarını en iyi bilendir.&#8221; Bu grupta yer alan alimlerin bir kısmı müşriklerin çocuklarının &#8220;A&#8217;raf&#8217;ta olacaklarını söylemiştir. Bu görüş, çocukların cennette olacaklarını söyleyen birinci görüşle birleşmektedir. Çünkü A&#8217;raf, sürekli kalınacak bir yer değildir. A&#8217;raf Suresi&#8217;nde de belirtildiği gibi A&#8217;raf ehlinin neticede varaca~ı yer cennettir.7  Müşriklerin çocuklarının babaları ile birlikte cehennemde olacaklarını bildiren hadis (ler) zayıftır. Bu yüzden cennette olacaklarını savunan alimlerin görüşü tercihe daha uygundur. Her şeyin en doğrusunu Allah Teala bilir.<br />
<strong><br />
Dipnotlar: </strong><br />
<em>1-İbn Kesir, Tefsiru&#8217;I-Kur&#8217;ani&#8217;I-Azim, 111, 22.<br />
2-Tur(52):21.<br />
3- Buhari,<br />
4-İbn Hacer, Fethu&#8217;I-Bari, 111, 245.<br />
5-İsra(l7): 15.<br />
6-Vehbe Zuhayli,et-Tefsiru&#8217;l-Munir, V11I, 42.<br />
7-İbn Kesir, Tefsiru&#8217;I-Kur&#8217;ani&#8217;I-Azim, 111, 22.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/3-fikih/cocuk-yasta-olenlerin-ahiretteki-durumu.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Erkeğin Yabancı Bir Kadınla Tokalaşması</title>
		<link>http://fetvahane.com/3-fikih/erkegin-yabanci-bir-kadinla-tokalasmasi.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/3-fikih/erkegin-yabanci-bir-kadinla-tokalasmasi.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 18:12:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[3-Fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[Erkeğin]]></category>

		<category><![CDATA[erkeğin mahremi olan kadınlarla seyahat etmesi]]></category>

		<category><![CDATA[Erkeğin Yabancı Bir Kadınla Tokalaşması]]></category>

		<category><![CDATA[Erkeğin yabancı bir kadınla tokalaşması caiz midir]]></category>

		<category><![CDATA[gözle bakması]]></category>

		<category><![CDATA[kızı Fatıma'nın başını öperdi]]></category>

		<category><![CDATA[tokalaşmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=282</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Erkeğin yabancı bir kadınla tokalaşması caiz midir?
Cevap: Erkeğin, gözle bakması helal olan (annesi ve halası gibi evlenmesi haram olan) kadınlara temas etmesinde bir mahzur yoktur. Nitekim erkeğin mahremi olan kadınlarla seyahat edebileceği nassla sabittir. Erkek, seferde refakat ettiği kadının vasıtaya binip inmesi esnasında zorunlu olarak ona temas eder. Efendimiz sallallahu aleyhi ve selem de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Erkeğin yabancı bir kadınla tokalaşması caiz midir?<span id="more-282"></span><br />
<strong>Cevap:</strong> Erkeğin, gözle bakması helal olan (annesi ve halası gibi evlenmesi haram olan) kadınlara temas etmesinde bir mahzur yoktur. Nitekim erkeğin mahremi olan kadınlarla seyahat edebileceği nassla sabittir. Erkek, seferde refakat ettiği kadının vasıtaya binip inmesi esnasında zorunlu olarak ona temas eder. Efendimiz sallallahu aleyhi ve selem de gazvelerinden döndüğünde kızı Fatıma&#8217;nın başını öperdi. Ebubekir radiyallahu anh&#8217;ın kızı Aişe&#8217;nin, Muhammed b. Hanefiyye&#8217;nin de annesinin başını öptüğü rivayet edilmektedir[1].Eğer kadın yabancı olursa; Maliki, Şafi ve Hanbeli fakihlere göre erkek, ister genç ister yaşlı olsun yabancı bir kadının vücüdunun herhangi bir bölümüne dokunamaz.<br />
Çünkü Hz. Aişe radiyallahu anha &#8220;Hayır! Allah&#8217;a yemin olsun ki asla Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;in eli bir kadının eline değmemiştir.[2]buyurmaktadır.[3]</p>
<p>Yine &#8220;Sizden birinin başına demirden iğne batırılması,kendisine helal olmayan bir kadına dokunmasından daha hayırlıdır.[4] hadisi de tokalaşmanın haram olduftuna işaret etmektedir. Şehveti tetikleme noktasında kadına dokunma fiili, bakma fiilinden daha ileri derecededir.[5] Bakmak haram olduğuna göre dokunmak evleviyetle haramdır.Hanefi fakihler de cumhur gibi, erkeklerin genç bayanlarla<br />
tokalaşmalarının haram olduftunu söylemektedirler.Ancak onlara göre fitne korkusu olmadığından yaşlı kadınlarla musafaha etmede bir beis yoktur. Nitekim Ebu Bekir yaşlı kadınlarla musafaha etmiştir.[6]Sonuç<br />
olarak yaşlı kadınlar müstesna erkeklerin yabancı kadınlarla musafaha etmesi haramdır.<br />
<strong>Dipnotlar:</strong><br />
<em>1- Mevsıli, el-İhtiyar, IV, 431.<br />
2- Buhari, Tefsir, 4891.<br />
3- Hz. Aişe radiyallahu an ha haberi te&#8217;kit eden yeminiyle, Ummu Atiyye&#8217;den gelen &#8220;Allah Resulü evin dışından bizde içinden ellerimizi uzattık. Sonra Allah Resulü &#8216;Allahım şahit ol!&#8221; buyurdu.&#8221; şeklinde yapılan rivayeti reddetti~ini göstermektedir. İbn Hacer, Fethu&#8217;I-Bari, IX, 628. 4- Beyhaki, Teberani.<br />
5- İbn Kudame, Muğni, I, 338.<br />
6- Mevsili, el-İhtiyar, IV, 432. </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/3-fikih/erkegin-yabanci-bir-kadinla-tokalasmasi.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bayramdan önce satın aldığımız kurbanlıkların sütünden istifade edebilir miyiz?</title>
		<link>http://fetvahane.com/3-fikih/bayramdan-once-satin-aldigimiz-kurbanliklarin-sutunden-istifade-edebilir-miyiz.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/3-fikih/bayramdan-once-satin-aldigimiz-kurbanliklarin-sutunden-istifade-edebilir-miyiz.asp#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2009 14:31:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[3-Fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[Bayramdan önce satın aldığımız kurbanlıkların sütünden istifade edebilir miyiz?]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva iste]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[fetvası]]></category>

		<category><![CDATA[güncel fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[güncel sorular]]></category>

		<category><![CDATA[islam dini]]></category>

		<category><![CDATA[islami sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Kişi hayvanı kurbet maksadıyla bir bütün olarak satın aldığından kurban etmeden önce yününden olduğu gibi sütünden de istifade etmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Bayramdan önce satın aldığımız kurbanlıkların sütünden istifade edebilir miyiz?
Cevap:Kişi hayvanı kurbet maksadıyla bir bütün olarak satın aldığından kurban etmeden önce yününden olduğu gibi sütünden de istifade etmesi mekruhtur.[1] Çünkü süt sağma ve yün kırpma hayvanda noksanlığa sebep olur. Kurbanlık ise onu noksan kılacak şeylerden uzak tutulmalıdır. Sağılmayan sütün kurbanlık hayvana zarar vermesi durumunda memelere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Bayramdan önce satın aldığımız kurbanlıkların sütünden istifade edebilir miyiz?<span id="more-171"></span><br />
<strong>Cevap:Kişi hayvanı kurbet maksadıyla bir bütün olarak satın aldığından kurban etmeden önce yününden olduğu gibi sütünden de istifade etmesi mekruhtur.[1] Çünkü süt sağma ve yün kırpma hayvanda noksanlığa sebep olur. Kurbanlık ise onu noksan kılacak şeylerden uzak tutulmalıdır. Sağılmayan sütün kurbanlık hayvana zarar vermesi durumunda memelere su serpilerek hayvan rahatlatılır. Kurban bayramına çok zaman olması bu yöntemi başarısız kılarsa süt sağılarak fakirlere sadaka olarak verilir.[2] Kişi sütü telef ettiği ya da içtiği takdirde mislini veya kıymetini tasadduk eder.<br />
</strong><br />
[1] Merğinanî, el-Hidaye Şerh-u Bidâyeti’l-Mübtedî, IV, 358.<br />
[2] Ayni, el-Binâye Şerhu’l-Hidâye, XII, 56.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/3-fikih/bayramdan-once-satin-aldigimiz-kurbanliklarin-sutunden-istifade-edebilir-miyiz.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gayr-i Müslimler camilere girebilir mi?</title>
		<link>http://fetvahane.com/5-kelam/gayr-i-muslimler-camilere-girebilir-mi.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/5-kelam/gayr-i-muslimler-camilere-girebilir-mi.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 15:09:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[5-Kelam]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva iste]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[fetvası]]></category>

		<category><![CDATA[Gayr-i Müslimler camilere girebilir mi?]]></category>

		<category><![CDATA[güncel fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[güncel sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Hanefilere göre kafirler Mescid-i Haram dahil bütün camilere]]></category>

		<category><![CDATA[islam dini]]></category>

		<category><![CDATA[islami sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Papa Türkiye ziyaretinde Sultan Ahmed Camii’ne girdi. Gayr-i Müslimlerin camilere girmesi caiz midir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=103</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Papa Türkiye ziyaretinde Sultan Ahmed Camii’ne girdi. Gayr-i Müslimlerin camilere girmesi caiz midir?
Cevap: Hanefilere göre kafirler Mescid-i Haram dahil bütün camilere girebilirler.[1] “Artık bu yıllarından sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar.” ayetindeki “felâ yegrabû/yaklaşmasınlar” ifadesi bu yıllarından (h. 9) sonra çıplak halde hacc ve umre etmesinler anlamındadır. Buna göre ayet, müşriklerin mescide yaklaşmalarını değil hacc yapmalarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Papa Türkiye ziyaretinde Sultan Ahmed Camii’ne girdi. Gayr-i Müslimlerin camilere girmesi caiz midir?<span id="more-103"></span><br />
<strong>Cevap:</strong> <strong>Hanefilere göre kafirler Mescid-i Haram dahil bütün camilere girebilirler.[1] “Artık bu yıllarından sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar.” ayetindeki “felâ yegrabû/yaklaşmasınlar” ifadesi bu yıllarından (h. 9) sonra çıplak halde hacc ve umre etmesinler anlamındadır. Buna göre ayet, müşriklerin mescide yaklaşmalarını değil hacc yapmalarını yasaklamaktadır.[2] Nitekim Sakîf Heyeti Mekke Fethi’nden sonra Allah Resulü’ne geldiklerinde Efendimiz onları mescidde ağırlamış, sahabenin “onlar necis bir topluluktur.” ifadesine karşı ise, necis olmalarının mescide girmelerine mani olmayacağını belirtmiştir. Bu da göstermektedir ki küfürden kaynaklanan necaset kafirin mescide girmesine engel teşkil etmez.[3] Nitekim Hudeybiye Anlaşması’nı yenilemek üzere Medine’ye gelen Ebu Süfyan mescide girmiştir.[4]İmam Malik’e göre müşrikler mescidlere ancak davaların mescitlerde görüldüğü yerlerde hakimin huzuruna çıkabilmek gibi ihtiyaç hissedilen hallerde girebilirler.[5] Şafii ve Hanbeli fakihlere göre de Mescid-i Haram haricindeki mescitlere ihtiyaç duyulduğunda müslümanların izniyle girebilirler. Çünkü ayet Mecid-i Haram’la alakalıdır. Eşyada asıl olan mübahlıktır. Ayrıca Taif Halkı müslüman olmadan önce Medine’ye geldiklerinde Allah Resulü onları Mescid’te ağırlamıştır.[6] Buna göre gayr-i müslimler maddi pislikten arınmış bir şekilde mescitleri ziyaret edebilirler.</strong></p>
<p><em>[1] Komisyon, el-fetâvâ el-Hindiyye, V, 246; Ayni, el-Binaye, IX, 372.<br />
[2] Ebubekir Ahmed b. Ali el-Cessas, Ahkâmu’l-Kur’an, Beyrut, t.y., III, 115.<br />
[3] el-Cessas, a.g.e., III, 114.<br />
[4] İbn Nüceym, el-Eşbah ve’n-Nezair, ; Cassas, Ahkamu’l-Kur’an, Vehbe Zuhayli, el-Fikhu’l-İslami ve Edilletuhu, IX, 2689.<br />
[5] el-Cessas, a.g.e., III, 114.<br />
[6] Zuhayli, a.g.e., IX, 2690.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/5-kelam/gayr-i-muslimler-camilere-girebilir-mi.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Adak sahibi niçin adağının etinden yiyemez?</title>
		<link>http://fetvahane.com/3-fikih/adak-sahibi-nicin-adaginin-etinden-yiyemez.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/3-fikih/adak-sahibi-nicin-adaginin-etinden-yiyemez.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 15:08:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[3-Fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[Adak sahibi niçin adağının etinden yiyemez?]]></category>

		<category><![CDATA[Adak yapan kişi]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Fakat kurban böyle değildir.]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva iste]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[fetvası]]></category>

		<category><![CDATA[güncel fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[güncel sorular]]></category>

		<category><![CDATA[islam dini]]></category>

		<category><![CDATA[islami sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Kurban kesen kişi]]></category>

		<category><![CDATA[kurbanının etinden yerken adak sahibi niçin adağının etinden yiyemiyor?]]></category>

		<category><![CDATA[kurbanla ilgili fetva]]></category>

		<category><![CDATA[tasaddukta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=101</guid>
		<description><![CDATA[Soru:Kurban kesen kişi, kurbanının etinden yerken adak sahibi niçin adağının etinden yiyemiyor?
Cevap: Adak yapan kişi, tasaddukta bulunmaktır. Bu yüzden adakta bulunan sadaka sahibinin adağından yemesi ya da zengin birini yedirmesi caiz olmaz.[1] Fakat kurban böyle değildir.
[1] Ali el-Karî, Feth-u Babi’l-İnaye, Beyrut, 1997, III, 78.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong>Kurban kesen kişi, kurbanının etinden yerken adak sahibi niçin adağının etinden yiyemiyor?<em><span id="more-101"></span></em></p>
<p><strong>Cevap: Adak yapan kişi, tasaddukta bulunmaktır. Bu yüzden adakta bulunan sadaka sahibinin adağından yemesi ya da zengin birini yedirmesi caiz olmaz.[1] Fakat kurban böyle değildir.</strong></p>
<p><em>[1] Ali el-Karî, Feth-u Babi’l-İnaye, Beyrut, 1997, III, 78.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/3-fikih/adak-sahibi-nicin-adaginin-etinden-yiyemez.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kurbanlık hayvanın ağzında ne kadar diş olmalıdır?</title>
		<link>http://fetvahane.com/3-fikih/kurbanlik-hayvanin-agzinda-ne-kadar-dis-olmalidir.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/3-fikih/kurbanlik-hayvanin-agzinda-ne-kadar-dis-olmalidir.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 15:07:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[3-Fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[Bir hayvanın kurban olabilmesi için dişlerinin çoğunun mevcut olması]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[fetva haç]]></category>

		<category><![CDATA[fetva hadis]]></category>

		<category><![CDATA[fetva iste]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kelam]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kurban]]></category>

		<category><![CDATA[fetva namaz]]></category>

		<category><![CDATA[fetva oruc]]></category>

		<category><![CDATA[fetva şahadet]]></category>

		<category><![CDATA[fetva siyer]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[fetvası]]></category>

		<category><![CDATA[güncel fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[güncel sorular]]></category>

		<category><![CDATA[islam dini]]></category>

		<category><![CDATA[islami sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Kurbanlık bir hayvanın ağzından ne kadar diş dökülürse o hayvan kurban edilmez?]]></category>

		<category><![CDATA[Kurbanlık hayvanın ağzında ne kadar diş olmalıdır?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=99</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Kurbanlık bir hayvanın ağzından ne kadar diş dökülürse o hayvan kurban edilmez?
Cevap: Bir hayvanın kurban olabilmesi için dişlerinin çoğunun mevcut olması gerekir. Fakat bir görüşe göre ağzında ot yiyecek kadar diş olan hayvanlar da kurban edilebilir.[1]
[1] Haskefi, ed-Dürrü’l-Muhtar, Beyrut, 2003, VIII, 469.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Kurbanlık bir hayvanın ağzından ne kadar diş dökülürse o hayvan kurban edilmez?<span id="more-99"></span><br />
<strong>Cevap: Bir hayvanın kurban olabilmesi için dişlerinin çoğunun mevcut olması gerekir. Fakat bir görüşe göre ağzında ot yiyecek kadar diş olan hayvanlar da kurban edilebilir.[1]</strong></p>
<p><em>[1] Haskefi, ed-Dürrü’l-Muhtar, Beyrut, 2003, VIII, 469.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/3-fikih/kurbanlik-hayvanin-agzinda-ne-kadar-dis-olmalidir.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Satranç oynamak caiz midir?</title>
		<link>http://fetvahane.com/1-genel/satranc-oynamak-caiz-midir.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/1-genel/satranc-oynamak-caiz-midir.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 15:05:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[1-Genel]]></category>

		<category><![CDATA[8-Güncel Meseleler]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[fetva haç]]></category>

		<category><![CDATA[fetva hadis]]></category>

		<category><![CDATA[fetva iste]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kelam]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kurban]]></category>

		<category><![CDATA[fetva namaz]]></category>

		<category><![CDATA[fetva oruc]]></category>

		<category><![CDATA[fetva şahadet]]></category>

		<category><![CDATA[fetva siyer]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[fetvası]]></category>

		<category><![CDATA[güncel fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[güncel sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Hanefi]]></category>

		<category><![CDATA[islam dini]]></category>

		<category><![CDATA[islami sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Maliki ve Hanbeli fukahasına göre satranç]]></category>

		<category><![CDATA[Satranç oynamak caiz midir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=97</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Satranç Oynamak Caizmidir?
Cevap: Hanefi, Maliki ve Hanbeli fukahasına göre satranç oynamak haramdır. Şafilere göre ise mekruhtur. Mekruh olduğunu söyleyenler dini hayata dönük bir faydasının olmamasına ve ona ihtiyaç duyulmamasına dikkat çekmişlerdir. Bu görüşte olanlara göre oynanmaması evladır. Fakat haram değildir. Zira İbn Abbas, İbn Zübeyr, Ebu Hureyre ve Said b. Müseyyeb’in satranç oynadıkları rivayet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Satranç Oynamak Caizmidir?<span id="more-97"></span><br />
<strong>Cevap: Hanefi, Maliki ve Hanbeli fukahasına göre satranç oynamak haramdır. Şafilere göre ise mekruhtur. Mekruh olduğunu söyleyenler dini hayata dönük bir faydasının olmamasına ve ona ihtiyaç duyulmamasına dikkat çekmişlerdir. Bu görüşte olanlara göre oynanmaması evladır. Fakat haram değildir. Zira İbn Abbas, İbn Zübeyr, Ebu Hureyre ve Said b. Müseyyeb’in satranç oynadıkları rivayet edilmektedir. Haram olduğuna dair de bir nass varid olmamıştır. Ayrıca hakkında nass olan oyunlar cümlesinden de değildir. Satranç oynamak zihnin işletilmesi ve anlama kabiliyetinin kuvvetlendirilmesini de temin eder.Haram olduğunu söyleyenler ise Hz. Ali’nin sözüyle istidlal etmektedirler: Hz. Ali radiyallahu anh satrançın kumar olduğunu söylemiştir. Satranç oynayan bir topluluğa uğradığında şöyle demiştir: “Meşgul olduğunuz şu putlar da ne oluyor?”Şayet satranç oynayan taraflardan her ikisi ya da birisi ortaya bir bedel kor yenen de yenilenden onu alırsa bu haram olur.[1]Kitap okuma ya da deney ve gözlem de bulunma gibi zihni kuvvetlendiren aktivelere kıyasla satranç oynamak vakit israfıdır. Bu yüzden cumhurun görüşünü dikkate alıp haram olduğunu söylemek daha isabetlidir.</strong></p>
<p><em>[1] Vehbe Zuhayli, el-Fikhu’l-İslami ve Edilletuhu, Beyrut, 2004, IV, 2664-5.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/1-genel/satranc-oynamak-caiz-midir.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çift cinsiyetlilerin tekfin ve techizi nasıl yapılır?</title>
		<link>http://fetvahane.com/3-fikih/cift-cinsiyetlilerin-tekfin-ve-techizi-nasil-yapilir.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/3-fikih/cift-cinsiyetlilerin-tekfin-ve-techizi-nasil-yapilir.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 15:04:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[3-Fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[Çift cinsiyeti olan ve her iki cinsten birine yakınlığı tesbit edilemeyen kişiler öldüklerinde]]></category>

		<category><![CDATA[Çift cinsiyetlilerin tekfin ve techizi nasıl yapılır?]]></category>

		<category><![CDATA[Defn edilirken ise cesetlerinin üzeri]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorular]]></category>

		<category><![CDATA[ezara da mahremleri tarafından]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[fetva haç]]></category>

		<category><![CDATA[fetva hadis]]></category>

		<category><![CDATA[fetva iste]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kelam]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kurban]]></category>

		<category><![CDATA[fetva namaz]]></category>

		<category><![CDATA[fetva oruc]]></category>

		<category><![CDATA[fetva şahadet]]></category>

		<category><![CDATA[fetva siyer]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[fetvası]]></category>

		<category><![CDATA[güncel fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[güncel sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Hünsa-i müşkilin tekfin ve techizi nasıl olur?]]></category>

		<category><![CDATA[islam dini]]></category>

		<category><![CDATA[islami sorular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Hünsa-i müşkilin tekfin ve techizi nasıl olur?
Cevap: Çift cinsiyeti olan ve her iki cinsten birine yakınlığı tesbit edilemeyen kişiler öldüklerinde teyemmüm edilirler. Defn edilirken ise cesetlerinin üzeri örtülür, mezara da mahremleri tarafından konulurlar. Yaşarken ipek elbise giymez, takı takmaz fakat öldüğünde kadın gibi kefenlenirler.[1]
[1] İbn Nüceym, el-Eşbah ve’n-Nezair, Beyrut, 1998, s. 356
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Hünsa-i müşkilin tekfin ve techizi nasıl olur?<span id="more-95"></span><br />
<strong>Cevap: Çift cinsiyeti olan ve her iki cinsten birine yakınlığı tesbit edilemeyen kişiler öldüklerinde teyemmüm edilirler. Defn edilirken ise cesetlerinin üzeri örtülür, mezara da mahremleri tarafından konulurlar. Yaşarken ipek elbise giymez, takı takmaz fakat öldüğünde kadın gibi kefenlenirler.[1]</strong></p>
<p><em>[1] İbn Nüceym, el-Eşbah ve’n-Nezair, Beyrut, 1998, s. 356</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/3-fikih/cift-cinsiyetlilerin-tekfin-ve-techizi-nasil-yapilir.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cinlerden peygamber gelmiş midir?</title>
		<link>http://fetvahane.com/2-akaid/cinlerden-peygamber-gelmis-midir.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/2-akaid/cinlerden-peygamber-gelmis-midir.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 15:03:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[2-Akaid]]></category>

		<category><![CDATA[Allah Teala insanlardan olduğu gibi cinlerden de peygamberler]]></category>

		<category><![CDATA[cinlerden ise uyarıcılar]]></category>

		<category><![CDATA[Cinlerden peygamber]]></category>

		<category><![CDATA[Cinlerden peygamber gelmiş midir?]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[fetva haç]]></category>

		<category><![CDATA[fetva hadis]]></category>

		<category><![CDATA[fetva iste]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kelam]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kurban]]></category>

		<category><![CDATA[fetva namaz]]></category>

		<category><![CDATA[fetva oruc]]></category>

		<category><![CDATA[fetva şahadet]]></category>

		<category><![CDATA[fetva siyer]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[fetvası]]></category>

		<category><![CDATA[güncel fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[güncel sorular]]></category>

		<category><![CDATA[islam dini]]></category>

		<category><![CDATA[islami sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Mukatil ve Dahhak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=93</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Cinlerden peygamber gelmiş midir?
Cevap: Mukatil ve Dahhak, “Allah Teala insanlardan olduğu gibi cinlerden de peygamberler göndermiştir.” demektedir. Mücahid göre ise insanlardan peygamber, cinlerden ise uyarıcılar gelmiştir.[1]Cumhura göre cinlerden peygamber gelmemiştir. İnsanlar gibi cinlerden de peygamber geldiğini savunan müfessirlerin istidlal ettiği “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve gününüzün gelip çatacağı kakkında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Cinlerden peygamber gelmiş midir?<em><span id="more-93"></span></em></p>
<p><strong>Cevap:</strong> <strong>Mukatil ve Dahhak, “Allah Teala insanlardan olduğu gibi cinlerden de peygamberler göndermiştir.” demektedir. Mücahid göre ise insanlardan peygamber, cinlerden ise uyarıcılar gelmiştir.[1]Cumhura göre cinlerden peygamber gelmemiştir. İnsanlar gibi cinlerden de peygamber geldiğini savunan müfessirlerin istidlal ettiği “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve gününüzün gelip çatacağı kakkında sizi uyaran peygamberler (rusul)gelmedi mi?[2] ayeti hakkında cumhur şöyle demektedir: “ayette geçen ‘rusul’ kelimesi ‘rasullerin sözlerini dinleyen ve duydukları ile kavimlerini uyaran peygamberlerin elçileri’ anlamındadır.[3]         Ayette geçen “içinizden/minküm rasuller” ifadesi “birinizden/min ehadiküm” anlamındadır. Nitekim “O, denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkarır.” ayetinde geçen “her ikisinden/minhuma’dan” kasıt da “min ehadihima/birisinden”dir. Zira inci ve mercan tatlı sudan değil acı sudan çıkar. Tercihe şayan olan cumhurun görüşüdür.</strong></p>
<p><em>[1] Abdullah Muhammed b. Ahmed Kurtubi, el-Camiu li Ahkâmi’l-Kur’an, Beyrut, 2000, VII, 57.<br />
[2] En’an(6): 130.<br />
[3] İbn Nüceym, el-Eşbah ve’n-Nezair, Beyrut, 1998, s. 364.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/2-akaid/cinlerden-peygamber-gelmis-midir.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mescid-i Aksa niçin bu adı almıştır?</title>
		<link>http://fetvahane.com/7-siyer/mescid-i-aksa-nicin-bu-adi-almistir.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/7-siyer/mescid-i-aksa-nicin-bu-adi-almistir.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 15:02:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[7-Siyer]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorular]]></category>

		<category><![CDATA[escid-i Aksa]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[fetva haç]]></category>

		<category><![CDATA[fetva hadis]]></category>

		<category><![CDATA[fetva iste]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kelam]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kurban]]></category>

		<category><![CDATA[fetva namaz]]></category>

		<category><![CDATA[fetva oruc]]></category>

		<category><![CDATA[fetva şahadet]]></category>

		<category><![CDATA[fetva siyer]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[fetvası]]></category>

		<category><![CDATA[güncel fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[güncel sorular]]></category>

		<category><![CDATA[islam dini]]></category>

		<category><![CDATA[islami sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Kişiler orada günahtan temizlendiklerinden]]></category>

		<category><![CDATA[Kudüs şehrindeki meşhur mescide]]></category>

		<category><![CDATA[Mescid-i Aksa nerededir]]></category>

		<category><![CDATA[Mescid-i Aksa niçin bu adı almıştır?]]></category>

		<category><![CDATA[müslümanların iki kıblesinden ilki ve harem bölgelerin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=91</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Mescid-i Aksa nerededir ve niçin bu adı almıştır?
Cevap: Kudüs şehrindeki meşhur mescide, Mescid-i Aksa denir. Kişiler orada günahtan temizlendiklerinden bu adı almıştır. Ayrıca Mescid-i Haram’a uzak olduğundan dolayı da el-Aksa adını aldığı[1] söylenmektedir. Mescid-i Aksa, müslümanların iki kıblesinden ilki ve harem bölgelerin üçüncüsüdür.
[1] Abdullah Muhammed b. Ahmed Kurtubi, el-Camiu li Ahkâmi’l-Kur’an, Beyrut, 2000, X, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Mescid-i Aksa nerededir ve niçin bu adı almıştır?<em><span id="more-91"></span></em></p>
<p><strong>Cevap:</strong> <strong>Kudüs şehrindeki meşhur mescide, Mescid-i Aksa denir. Kişiler orada günahtan temizlendiklerinden bu adı almıştır. Ayrıca Mescid-i Haram’a uzak olduğundan dolayı da el-Aksa adını aldığı[1] söylenmektedir. Mescid-i Aksa, müslümanların iki kıblesinden ilki ve harem bölgelerin üçüncüsüdür.</strong></p>
<p><em>[1] Abdullah Muhammed b. Ahmed Kurtubi, el-Camiu li Ahkâmi’l-Kur’an, Beyrut, 2000, X, 212 ? </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/7-siyer/mescid-i-aksa-nicin-bu-adi-almistir.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Namaz kılanın önünden geçilir mi?</title>
		<link>http://fetvahane.com/3-fikih/namaz-kilanin-onunden-gecilir-mi.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/3-fikih/namaz-kilanin-onunden-gecilir-mi.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 14:59:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[3-Fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[Namaz]]></category>

		<category><![CDATA[bu durumda ne yapmak gerekir?]]></category>

		<category><![CDATA[Çünkü Allah Resulü (s.a.v.) Mescid-i Haram’da Benû Sehm kapısı tarafında namaz kılarken]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[fetva haç]]></category>

		<category><![CDATA[fetva hadis]]></category>

		<category><![CDATA[fetva iste]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kelam]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kurban]]></category>

		<category><![CDATA[fetva namaz]]></category>

		<category><![CDATA[fetva oruc]]></category>

		<category><![CDATA[fetva şahadet]]></category>

		<category><![CDATA[fetva siyer]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[fetvası]]></category>

		<category><![CDATA[güncel fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[güncel sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Hanefilere göre Mescid-i Haram’da namaz kılan kişi önünden geçene]]></category>

		<category><![CDATA[islam dini]]></category>

		<category><![CDATA[islami sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Mescid-i Haram’da namaz kılarken önümüzden insanlar geçiyor]]></category>

		<category><![CDATA[Namaz kılanın önünden geçilir mi?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Mescid-i Haram’da namaz kılarken önümüzden insanlar geçiyor, bu durumda ne yapmak gerekir?
Cevap: Hanefilere göre Mescid-i Haram’da namaz kılan kişi önünden geçene engel olmaz. Çünkü Allah Resulü (s.a.v.) Mescid-i Haram’da Benû Sehm kapısı tarafında namaz kılarken insanlar önünden gelip geçiyordu. Onunla insanlar arasında da sütre yoktu.[1] Bu durum, tavaf eden kişilere haml edilir. Zira tavaf [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Mescid-i Haram’da namaz kılarken önümüzden insanlar geçiyor, bu durumda ne yapmak gerekir?<span id="more-88"></span><br />
<strong>Cevap: Hanefilere göre Mescid-i Haram’da namaz kılan kişi önünden geçene engel olmaz. Çünkü Allah Resulü (s.a.v.) Mescid-i Haram’da Benû Sehm kapısı tarafında namaz kılarken insanlar önünden gelip geçiyordu. Onunla insanlar arasında da sütre yoktu.[1] Bu durum, tavaf eden kişilere haml edilir. Zira tavaf da namaz gibidir. Bu yüzden önünden geçilen kişi namaz kılanlardan oluşan safların arkasında ki kişi gibidir.[2]</strong></p>
<p><em>[1] Ebu Davud, II, 518.<br />
[2] Muhammed Emin İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar, I, 427.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/3-fikih/namaz-kilanin-onunden-gecilir-mi.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğraf caiz midir?</title>
		<link>http://fetvahane.com/8-guncel-meseleler/fotograf-caiz-midir.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/8-guncel-meseleler/fotograf-caiz-midir.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 14:58:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[8-Güncel Meseleler]]></category>

		<category><![CDATA[Alimler]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[fetva haç]]></category>

		<category><![CDATA[fetva hadis]]></category>

		<category><![CDATA[fetva iste]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kelam]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kurban]]></category>

		<category><![CDATA[fetva namaz]]></category>

		<category><![CDATA[fetva oruc]]></category>

		<category><![CDATA[fetva şahadet]]></category>

		<category><![CDATA[fetva siyer]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[fetvası]]></category>

		<category><![CDATA[Fotoğraf caiz]]></category>

		<category><![CDATA[Fotoğraf caiz midir?]]></category>

		<category><![CDATA[fotoğrafın hükmünde ihtilaf etmişlerdir]]></category>

		<category><![CDATA[güncel fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[güncel sorular]]></category>

		<category><![CDATA[islam dini]]></category>

		<category><![CDATA[islami sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Konu ile alakalı ilk müstakil risaleyi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=86</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Fotoğraf caiz midir?
Cevap: Alimler, fotoğrafın hükmünde ihtilaf etmişlerdir. Konu ile alakalı ilk müstakil risaleyi[1] kaleme alan Muhammed Bahît el-Mutîî fotoğrafın, canlıların resimlerini çizmekten farklı olduğunu söylemiştir. Ona göre fotoğraf belli cihazlarla cismin gölgesini tesbit etmekten ibarettir. Bir şeyin gölgesini tesbit etmek heykel yapmak olmadığı gibi resim çizmek gibi de değildir. Fotoğraf, aynanın ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Fotoğraf caiz midir?<span id="more-86"></span><br />
<strong>Cevap: Alimler, fotoğrafın hükmünde ihtilaf etmişlerdir. Konu ile alakalı ilk müstakil risaleyi[1] kaleme alan Muhammed Bahît el-Mutîî fotoğrafın, canlıların resimlerini çizmekten farklı olduğunu söylemiştir. Ona göre fotoğraf belli cihazlarla cismin gölgesini tesbit etmekten ibarettir. Bir şeyin gölgesini tesbit etmek heykel yapmak olmadığı gibi resim çizmek gibi de değildir. Fotoğraf, aynanın ya da suyun önünde durulduğunda suretin bu cisimlerde görünmesi gibidir. Fotoğrafın caiz olduğunu söyleyenlere göre fotoğrafın haram olan resimlere kıyas edilmesi de batıldır. Çünkü aralarında kıyas işlemi yapılacak iki meselenin illetlerinin müşterek olması kıyasın şartlarındandır. Fakat canlı resimlerini çizmek ya da heykel yapmakla fotoğraf çekmenin illetleri müşterek değildir. Resimlerin haram olmasının illeti putçuluk korkusu ve Allah Teala’nın yaratmasına benzetmekten sakınmaktır. Bu gün herkes bilmektedir ki fotoğraf çeken kişi, ne bir şey yaratıyor, ne icad ediyor, ne yaratmayı düşünüyor, ne de yoktan bir şey var ettiğini zannediyor. Bunu fotoğrafçı bildiği gibi alim cahil, ümmi, kültürlü, köylü şehirli de biliyor.[2] Fotoğrafın caiz olduğunu söyleyenler onu çizilen resimden tam olarak ayırt edememişlerdir. Bu yüzden fotoğrafın her türüne caiz demek yerine kimlik kartı, pasaport gibi evraklarda kullanılan ve insan vücudunu tam olarak yansıtmayan türlerine cevaz vermek daha doğrudur.</strong></p>
<p><em>[1] Muhammed Bahît el-Mutîî, el-Cevabu’ş-Şafi fî İbahati’t-Tasvîri’l-Futuğrafî (Ahkamu’tasvîr içerisinde), s. 83-111.<br />
[2] Muhammed el-Habeş, Ahkamu’tasvîr fi’l-Fıkhı’l-İslami, s. 62.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/8-guncel-meseleler/fotograf-caiz-midir.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cuma Hutbesi Türkçe okunur mu?</title>
		<link>http://fetvahane.com/3-fikih/cuma-hutbesi-turkce-okunur-mu.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/3-fikih/cuma-hutbesi-turkce-okunur-mu.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 14:57:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[3-Fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[Alimler hutbenin cumanın şartı olduğu]]></category>

		<category><![CDATA[Arapçayı bilmese dahi hutbenin Arapça olmasını şart]]></category>

		<category><![CDATA[bu doğru mudur?]]></category>

		<category><![CDATA[Cuma Hutbesi Türkçe okunur mu]]></category>

		<category><![CDATA[Cuma Hutbesinin Türkçe okunmayacağını söyleyenler var]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorular]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[fetva haç]]></category>

		<category><![CDATA[fetva hadis]]></category>

		<category><![CDATA[fetva iste]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kelam]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kurban]]></category>

		<category><![CDATA[fetva namaz]]></category>

		<category><![CDATA[fetva oruc]]></category>

		<category><![CDATA[fetva şahadet]]></category>

		<category><![CDATA[fetva siyer]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[fetvası]]></category>

		<category><![CDATA[güncel fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[güncel sorular]]></category>

		<category><![CDATA[islam dini]]></category>

		<category><![CDATA[islami sorular]]></category>

		<category><![CDATA[noktasında icma etmişlerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=84</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Cuma Hutbesinin Türkçe okunmayacağını söyleyenler var, bu doğru mudur?
Cevap: Alimler hutbenin cumanın şartı olduğu noktasında icma etmişlerdir. Fakat Arapça okunup okunmaması noktasında ihtilaf etmişlerdir. Çoğunluk, cemaat Arapçayı bilmese dahi hutbenin Arapça olmasını şart koşmuştur. Görüşlerini, hutbenin farz bir ibadet olduğu bu yüzden de namazdaki teşehhüt ve iftitah tekbiri gibi Arapça olarak irat edilmesi gerektiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru:</strong> Cuma Hutbesinin Türkçe okunmayacağını söyleyenler var, bu doğru mudur?<span id="more-84"></span><br />
<strong>Cevap: Alimler hutbenin cumanın şartı olduğu noktasında icma etmişlerdir. Fakat Arapça okunup okunmaması noktasında ihtilaf etmişlerdir. Çoğunluk, cemaat Arapçayı bilmese dahi hutbenin Arapça olmasını şart koşmuştur. Görüşlerini, hutbenin farz bir ibadet olduğu bu yüzden de namazdaki teşehhüt ve iftitah tekbiri gibi Arapça olarak irat edilmesi gerektiği üzerine bina etmişlerdir. Ayrıca Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem de hutbelerini Arapça irat etmiştir.Ebu Hanife’ye göre ise, hatib Arapça bilse dahi, hutbeyi Türkçe ya da başka bir dilde okuyabilir.[1] Ancak bu şekilde, insanlar hutbeden istifade edebilirler. Allah Teala da “Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın emirlerini) iyice açıklasın.”[2] Bir millete Allah’ın emirleri ancak onların dilleriyle konuşulursa iletilebilir. Buna göre Ebu Hanife’nin görüşü ile amel edip hutbenin vaaz bölümünü Türkçe irat etmek Cuma’nın sıhhatine engel olmadığı gibi, hutbenin gayesine de uygundur.</strong></p>
<p><em>[1] Ahmed b. Hacer Âl Bûtamî, el-Cumua ve Mekanetüha fi’d-Din, s. 127; Halit Abdulkadir, Fıkhu’l-Ekalliyyati’l-Müslime, s. 274; el-Mevsuatu’l-Fıkhiyye, “Hutbe”, XIX, 180.<br />
[2] İbrahim(14): 4.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/3-fikih/cuma-hutbesi-turkce-okunur-mu.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nişanlı bay bayan bir arada kalabilir mi?</title>
		<link>http://fetvahane.com/1-genel/nisanli-bay-bayan-bir-arada-kalabilir-mi.asp</link>
		<comments>http://fetvahane.com/1-genel/nisanli-bay-bayan-bir-arada-kalabilir-mi.asp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 14:56:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[1-Genel]]></category>

		<category><![CDATA[3-Fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[cuma namazı]]></category>

		<category><![CDATA[dini sorular]]></category>

		<category><![CDATA[erekse de başka bir amaç için onunla baş başa bir]]></category>

		<category><![CDATA[Erkek nişanlısı ile gerek ona bakmak]]></category>

		<category><![CDATA[Fetva]]></category>

		<category><![CDATA[fetva al]]></category>

		<category><![CDATA[fetva fıkıh]]></category>

		<category><![CDATA[fetva haç]]></category>

		<category><![CDATA[fetva hadis]]></category>

		<category><![CDATA[fetva iste]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kelam]]></category>

		<category><![CDATA[fetva kurban]]></category>

		<category><![CDATA[fetva namaz]]></category>

		<category><![CDATA[fetva oruc]]></category>

		<category><![CDATA[fetva şahadet]]></category>

		<category><![CDATA[fetva siyer]]></category>

		<category><![CDATA[fetva sor]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane]]></category>

		<category><![CDATA[fetvahane.com]]></category>

		<category><![CDATA[fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[fetvası]]></category>

		<category><![CDATA[güncel fetvalar]]></category>

		<category><![CDATA[güncel sorular]]></category>

		<category><![CDATA[islam dini]]></category>

		<category><![CDATA[islami sorular]]></category>

		<category><![CDATA[kaza namazları]]></category>

		<category><![CDATA[Nişanlı bay bayan bir arada kalabilir mi]]></category>

		<category><![CDATA[Nişanlı bay bayan bir arada kalabilir ve konuşabilirler mi?]]></category>

		<category><![CDATA[vakit namazlari bayram namazı fetvasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fetvahane.com/?p=82</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Nişanlı bay bayan bir arada kalabilir ve konuşabilirler mi?
Cevap: Erkek nişanlısı ile gerek ona bakmak, gerekse de başka bir amaç için onunla baş başa bir araya gelemez. Konu ile alakalı olan hadis-i şerif[1] sadece bakmaya müsaade ettiğinden baş başa kalmak gibi diğer durumlar haram olarak devam eder.[2] Çünkü Allah Resulü sallallahu aleyhi ve selem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Soru: </strong>Nişanlı bay bayan bir arada kalabilir ve konuşabilirler mi?<span id="more-82"></span><br />
<strong>Cevap:</strong> <strong>Erkek nişanlısı ile gerek ona bakmak, gerekse de başka bir amaç için onunla baş başa bir araya gelemez. Konu ile alakalı olan hadis-i şerif[1] sadece bakmaya müsaade ettiğinden baş başa kalmak gibi diğer durumlar haram olarak devam eder.[2] Çünkü Allah Resulü sallallahu aleyhi ve selem “Bir erkek, kadınla yalnız olarak bir araya gelirse mutlaka üçüncüleri şeytan olur.”[3] buyurmuştur. Nişanlı çiftler, nikahları yapılıncaya kadar birbirlerine yabancıdırlar. Dolayısıyla nikahlı çiftler gibi ailevi konuşmalar yapamazlar.</strong></p>
<p><em>[</em><em>1] Muğire b. Şu’be bir kadınla nişanlandığını söylediğinde Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem kendisine “Ona baktın mı?” diye sormuş, “Hayır” deyince, “Ona bak! Zira bakmak aranızdaki sevginin devam etmesi için daha doğru olur.” buyurmuştur. Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 18335.<br />
[2] el-Mevsuatu’l-Fıkhiyye, “Hıtbe”, XIX, 201.<br />
[3] Tirmizi, Fiten, H. no: 2091</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fetvahane.com/1-genel/nisanli-bay-bayan-bir-arada-kalabilir-mi.asp/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
